Çok
sayıda yıldız spektrumları topluca incelendiğinde onların birbirinden farklı
görünüşlere sahip oldukları görülür. Bununla beraber tayflar arasında az yada
çok benzerlikler de vardır. Onun için onları benzerliklerine göre ayırmak
mümkündür. Söz gelişi H çizgileri kesin olanları bir grupta, H ve He çizgileri
aynı olanları bir grupta, metal çizgileri üstün gelenleri de başka bir grupta
toplayabiliriz. Bu şekilde yapılan işleme “sınıflama” denir (A. KIZILIRMAK,
1970).
Angelo
Secchi 1863 yılında ilk yıldız tayf sınıflamasını yapmıştır. Miss Antonio
Maury, Miss Annia Jump Cannon ve E.C.Pickering (Harvard grubu) tayf
sınıflamasını bugünkü haline benzer şekle getirdiler. Bu sınıflamaya “Harvard
sınıflaması” denir (T.L.SWIHART, 1970).
Yapılan
bu çalışmada 391.000 yıldızın spektrumları sınıflarına ayrılmıştır. Yapılan ilk
sınıflamada 225300 yıldızın tayf türler dokuz ciltlik Henry Droper katoluğunda
toplanmıştır. Onun için Harvard sınıflamasındaki türlere Henry Draper (HD)
türleri de denir. Başlangıçta bütün yıldızlar tayflarına göre B-A-F-G-K-M
harfleriyle 6 sınıfa ayrıldı. Daha sonra O, W, P, Q ve S, R, N harfleri de
eklenerek 13 sınıf elde edildi. Harvard sınıflaması böylece;
R – N
Q – P – W – O – B – A
– F – G – K – M
S
şeklinde oldu
(A. KIZILIRMAK, 1970).
“O”
dan sonraki, sınıflara giren yıldız sayısı çok fazladır ve onlarda
kendi
aralarında farklılık gösterirler. Bundan dolayı bu gibi sınıflardan her
biri
kendi içinde 10 alt sınıfa ayrılmıştır (A. KIZILIRMAK, 1970). Bunlar 0
dan 9 a kadar rakamlarla gösterilmiştir. Sadece O sınıfının 5-9
arasında beş alt sınıfı vardır
(T.L.SWIHART, 1970). Örneğin; A0, B5, G8, K2
gibi.
Su
sınıflardaki spektrum özelliklerine bakalım.
O – türü : (30.000 – 50.000 K) Nötr ve
iyonlaşmış Helyuma ait çizgiler ve Hidrojenin Balmer serisi çizgileri hakimdir
(Örneğin Zeta Pub yıldızı)
B – türü : (10.000 – 30.000 K) Nötr He
çizgileri (Rigel)
A – türü : (7.500 – 10.000 K) Çok şiddetli
Hidrojen çizgileri (Vega)
F – türü : (6.000 – 7.500 K) İyonlaşmış
kalsiyum çizgileri, birçok metal çizgileri (Manganez, demir, titanyum…)
(Procyon)
G – türü : (4.500 – 6.000 K) Çok sayıda
metal çizgileri, kuvvetli iyonlaşmış kalsiyum çizgileri, iyonlaşmış ve nötr
demir (Güneş)
K – türü : (3.500 – 4.500 K) Şiddetli nötr
metal çizgileri (Aldebaran)
M – türü : (2.000 – 3.500 K) Moleküllerin
özellikle sıkı bağlı titanyum oksit molekülünün şerit spektrumu (Betelgeuse)
(www.google.com.asartonline.org/astrofizik.php, B.H.BRANSDEN, 1999).
Şekil 1: Çeşitli tayf türlerine
ilişkin çizgi şiddetleri (T.L.SWIHART, 1970)
Q – türü : Novalara ilişkin spektrum sınıfı.
Bu tayflar zamanla değişirler (A. KIZILIRMAK, 1970).
P – türü : Gezegenimsi bulutsuların spektrum
türü. Salma çizgileri vardır (A. KIZILIRMAK, 1970).
W – türü : Wolf-Rayed yıldızları O – türü
yıldızlarla benzerlik gösterirler, fakat iyonlaşmış He, C ve N çizgileri geniş
salma halinde bulunurlar (google.com.asartonline.org/astrofizik.php). Bu yıldızlar
1876 da Wolf ve Rayed tarafından keşfedilmiştir (A. KIZILIRMAK, 1970).
R ve N – türü : Bu yıldızlar dev yıldızlardır,
spektrumları K ve M türü yıldızlarla benzerlik gösterirler. Fakat C (karbon)
oranı bu türlerde daha fazladır. Bu yıldızlara karbon yıldızları da denir (google.com.asartonline.org/astrofizik.php).
O ve B yıldızları helyum bakımından çok zengindir. A yıldızları hemen
hemen saf hidrojenden oluşur. Helyumun iyonlaşması çok azdır. Bu nedenle en
sıcak yıldızlarda helyum görülür. Nötr metaller çok az iyonlaşma potansiyeline
sahiptir. Metal çizgileri aha soğuk yıldızlara görülür. Spektrum çizgilerinin
görünüşü sıcaklığa, elektron basıncına ve bu çizgiyi verecek elementin
bolluğuna bağlıdır (T.L.SWIHART, 1970).
Diğer
bir şekilde sınıflama, çok sayıda çizgiyi gözle tahmin ederek yapılır. Bu
yöntemde, normal özelliğe sahip olmayan yıldızlar, gözle daha fazla incelenmeye
daha az elverişlidir. Bu düzenek, bir çok özelliğin incelenmesi zorluğundan
dolayı daha fazla bilgi verir. Bununla beraber bazı yıldızlar çok belirsiz bir
sınıfa sahip olabilir. W.W. Morgan ve P.C.Keenon’ın bu tip “Yerkes” yada “MK
düzeneği” bu şekil bir sınırlamadır. MK sınıflaması bir ışınım sınıflamasıdır
(T.L.SWIHART, 1970).
Bu
sınıflamada yıldızdan gelen ışınım şiddeti oldukça önemlidir
(google.com.asartonline.org/astrofizik.php).
Yıldızların
çoğu, birkaç yüz tayf-ışınım gücü sınıfından birisine girmektedir. Gerçek şudur
ki; tayf boyutu ışınım gücü boyutundan 10 kat daha yere sahiptir (T.L.SWIHART,
1970).
Işınım
gücü sınıfları arasındaki farklar daha azdır. Genel olarak kuvvetli çizgiler I.
sınıfına doğru daha keskinleşirler. Bu sınıflarda V. sınıfı yıldızlarına göre
aynı spektrum sınıfında daha çok sayıda çizgi görülür (T.L.SWIHART, 1970).
Yarıçapın
tayfı nasıl etkilediğine bakalım;
(1)
Yarıçapı
büyük olan bir yıldızın yüzey çekim ivmesi daha küçüktür. Yüzey çekim ivmesi
küçük olan yıldızın gaz yoğunluğu ve basıncı da küçüktür. Örneğin; aynı
sıcaklık (Harvard) sınıfında bulunan iki yıldızdan mutlak parlaklığı büyük olan
yıldızın yüzey çekim ivmesi, parlaklığı az olan yıldıza göre küçüktür. Bu
nedenle iki yıldızın tayfında görülen aynı çizgi; daha az parlak olan yani
yarıçapı küçük olanınkinde, parlak olan yani yarıçapı büyük yıldızınkine göre
daha şiddetlidir. Buradan hareketle MK sınıflaması yıldızları ışınıma göre şu
şekilde ayırır:
Ia+ :
Çok çok parlak süper devler
Ia :
Çok parlak süper devler
Ib :
Parlak süper devler
II :
Süper dev yıldızlar
III :
Dev yıldızlar
IV :
Alt devler
V :
Ana kol yıldızları
VI :
Alt cüceler
VII :
Beyaz cüceler
(google.com.asartonline.org/astrofizik.php).
Şekil 2: Normal Yıldızlara İlişkin
H-R Diyagramı (google.com.asartonline.org/astrofizik.php).
1910
yıllarında Einar Hertzsprung ve Henry Norris Russell bağımsız olarak bir
bağıntı keşfettiler. Bu bağıntı genellikle “Hertzsprung – Russell diyagramı”
yada “H-R diyagramı” denilen bir grafik şeklinde gösterilir. H-R diyagramında
bir yıldız bir nokta ile gösterilir. yatay eksen yıldızın sıcaklığına bağlı bir
bir nicelik (yada tayf türü) ve düşey eksen yıldızın ışınım gücünün bir ölçüsü
(log L yada bir çeşit salt parlaklık) gösterir. Sıcaklık sola doğru, ışınım
gücü de yukarı doğru artar (T.L.SWIHART, 1970).
Şekil 2.’de her bir yıldız ayrı ayrı gösterilmemiştir. Çizgiler sabit
ışınım gücü sınıflarını gösterir. Io sınıfının salt parlaklıkları
çok az doğrulukla bilinmektedir. Yıldızların çoğu anakol diyebileceğimi V
eğrisi üzerinde yer almaktadır (A. KIZILIRMAK, 1970).
H-R
diyagramı çeşitli yıldızların bağıl sayılarını göstermemektedir. Anakol
yıldızları bölgesindeki yıldızlar hariç diğer bölgelerde yıldız toplanmaları
daha seyrektir. Io yıldızları oldukça azdır (T.L.SWIHART, 1970).
|