| X IŞINLARI VE KULLANIM ALANLARI |
| Yazar monurkar | |
| Pazartesi, 29 Eylül 2008 | |
|
X IŞINLARININ BULUNUŞU:
X ışınları 19. yüzyılın sonunda Röntgen tarafından
bulundu . Bu ışınlar havası boşaltılmış lambaların (Crookes lambası , akkor
katotlu lambalar vb .) dışında da yayılırlar . Ampul yüzeyinin katot
ışınlarıyla bombardıman edilen kısımlarında meydana gelirler . Röntgen bulduğu
bu ışınların yapısını bilmediğinden bunlara X
adını verdi . X ışınları yaygın olarak x ışını tüplerinde ve son zamanlarda büyük hızlandırıcılarda (senkrotron
ışıması) üretilmektedir . Bunlar,özellikle madde içine girme özellikleri
bakımından kullanılır .
X IŞINLARININ YAPISI:
X ışınları ışık ışınlarıyla aynı özelliktedir,fakat frekansları daha büyük olan elektromagnetik ışımalardır . Dalga boyları mor ötesi ışınlarından daha küçüktür ve 0.03 ile 20 angström arasında değişir . X ışınlarının yapısını 1912’de alman fizikçisi Von Laue tespit etti;bu amaçla billur bir lam yardımıyla X ışınlarının kırınımını gerçekleştirdi;bu deney aynı zamanda, billurlar için ağ biçiminde kafesli bir yapıyı öngören Bravais teorisinin de doğrulanmasına yaradı . Bunu izleyen yıllarda,X ışınlarının tayflarından yararlanarak baba ve oğul Bragg’lar ve fransız Maurice de Broglie pek çok ölçme yaptılar .
X IŞINLARININ ÜRETİLMESİ:
X ışınlı bir lamba,bir elektron
kaynağı (katot),bu elektronları hızlandırıcı bir düzenek ve elektronları
frenliyerek X ışınları yayım kaynağı vazifesi gören madeni bir engel veya bir
antikatotu bulunan basıncı düşürülmüş bir kaptan meydana gelir . Eskiden
Crookes lambası veya soğuk anotlu lamba kullanılırdı;bugün Coolidge lambasından
veya sıcak anotlu lambadan yararlanılır . Bu lamba,iç basıncı sıfır olan bir
cam ampuldür . Elektronlar,uçlarına ısıtma devresi bağlanmış bir tungsten
filamandan yayılır . Elektron demetinin yoğunluğu filamanın sıcaklığıyla
orantılı olarak artar . Serbest elektronlara yeterli hızı verebilmek için
filamanın çevresine mutlak değeri büyük,negatif gerilim taşıyan bir silindir
geçirilir . Ve bütün donatım bir elektron tabancası meydana getirir .
Antikatot, tungstenden yapılmış içi oyuk bir kütledir ve su ile soğutulur;filamanın
bir sm yakınına yerleştirilmiş ve bir yüksek gerilim kaynağının pozitif kısmına
bağlanmıştır . Katotun yaydığı elektronlar hızlandırma potansiyeli katot ile
anota doğru hızlanarak hedef metale çarparlar . Hedef metal (anot) yumuşak
yapıda bir metalden oluşturulduğu için çarpan bu elektronlar metale gömülürler
yani yavaşlar . Gerçekleşen bu olaylar sonucunda elektronlara büyük bir negatif
ivme verilmiş olur . Elektronlar bu negatif ivme sonucunda durur ve dururken
kaybettiği kinetik enerji ivmelenme bölgesinden X ışını olarak yayılır . Bir
başka şekilde elektriksel bir uyarılmayla atom çekirdeğine çok kuvvetli bir
şekilde bağlı olan iç elektronlardan biri ilk halin dışına fırlatılır . Atom
elektronlarının elektron durumlarında oluşan bu “boşluk” yine içte bulunan ama
çekirdeğe daha zayıf bağlı bir başka elektronun bu “boş” duruma geçişiyle
doldurulur .Bu iki düzey arasındaki enerji farkı bir foton biçiminde ortaya
çıkar . İşe karışan enerjinin büyüklüğü dikkate alındığında bu fotonun,görünür
fotonlardan 10.000 kez daha fazla enerjiye sahip olduğu anlaşılır . v
frekansını fotonun E enerjisine bağlayan (Planck sabiti h aracılığıyla) temel bağıntı E=h.v=h.c/
Hareket sabit ivmeli olduğundan burada ortalama hız
alınır;buna göre frekans:
GAZLARDAKİ IŞIMA,DOZ TAYİNİ:
X ışınları içinden geçtikleri
gazları iyonlaştırma özelliği taşır . X ışınlarının deteksiyonu ve şiddetinin
ölçülebilmesi için bu ışınlar biri altın yapraklı bir elektroskoba bağlanmış
iki tablası bulunan gaz dolu bir kaptan,yani iyonlaşma odasından geçirilir .
Elektroskop yapraklarının düşüş hızı iyonlaşma derecesini ve dolayısıyla
bununla orantılı olan ışıma şiddetini ölçer . Bu şiddet röntgen cinsinden
değerlendirilir .
X IŞINLARININ NÜFUZ ETME
ÖZELLİĞİ:
Bir X ışınları demeti saydam olmayan bir cisimden geçerken , yavaş yavaş enerjisini bırakır . Soğurulan enerji geçilen kalınlıkla artar ; enerji kaybı , ışınları dalga uzunluğunun (dalga boyu kısa ışınlar daha çok nüfuz edebilir ) ve geçilen elemanın atom numarasının küpü ile ( ağır elementler daha çok enerji yutar ) doğru orantılıdır. Eğer söz konusu elementin soğurma tayfı incelenirse , dalga boyunun bazı değerleri için ani değişimlere uğradığı görülür . Bu özel değerler, atom çekirdeğini çevreleyen farklı elektronların enerji seviyeleri ile ilgilidir. Bu sebeple , X ışınlarının tayfları incelenerek atomların yapısı kesinlikle tespit edilebilir .
X IŞINLARININ TEMEL ÖZELLİKLERİ:
1. Yayılma hızı ışık hızıdır .
2. Elektronların yavaşlama
süresi çok küçüktür .Bu yüzden X ışınlarının frekansı çok büyüktür.
3. Dalga boyları çok
büyüktür.(Yaklaşık 1 angström )
4. X ışın fotonlarının
enerjileri çok yüksektir.
5. Gazları yoğunlaştırırlar .
6. Saydam olmayan maddelerden
geçebilirler . Kurşun levhalarca tutulabilirler.
TIBBİ UYGULAMALAR:
Maddenin içine işleme kabiliyetleri fazla olduğu ve çeşitli organik maddeler tarafından büyük ölçüde soğurulduğu için X ışınlarının tıpta çok önemli uygulamaları vardır;özelikle insan vücudunun incelenmesinde kullanılır . Ayrıca X ışınlarının canlı dokular üzerindeki biyolojik etkilerinden yararlanılır . Bu tedavi,ya yok etme (tümör ve yeni oluşumlarda ) veya ağrılı ve iltıhablı bazı gelişmeleri değiştirme ( kan çibanı , bez iltıhabı , siyatik vb. ) şeklinde yapılır. X ışınlarının Kullanıldığı Bazı Alanlar:
RADYOSKOPİ: Fluoresan bir ekran yardımıyla bir organ veya cismin X ışınlarıyla muayenesidir . Radyoskopi,baryum platinosiyanür veya tungstenle fluoresan hale getirilmiş bir ekran üstünde X ışınlarının meydana getirdiği gölgelerin incelenmesidir. Radyoskopi,bütün vücudun süratle muayenesini,her duruş şeklinde ve her açıdan organların incelenmesini sağlar . RADYOGRAFİ: Yalnız X ışınlarını geçiren bir kutudaki hassas bir film üzerinde X ışınlarının iz bırakması ve bu özellikten
faydalanarak resim çekilmesidir . (Bu iş için kullanılan kutu alüminyum
gibi hafif bir madenden yapılır ).
Radyografi,için kullanılan röntgen filmi genellikle
X ışınlarının etkisiyle fluorışıl hale gelen iki levha arasına yerleştirilir .
Bu levhalar X ışınlarının etkisini fazlasıyla arttırır ve poz süresinin
kısaltılmasını sağlar . Radyografi akciğer hava peteklerinde bulunan havanın
sağladığı kontrast sayesinde özel bir hazırlığa ihtiyaç duymadan göğsün ve
kalbin görüntülerini verir . Kalsiyumla yüklü olan iskelet Radyografide çok iyi
belirir,içinde fazlaca kalsiyum tuzu bulunan anormal oluşumlar da (böbrek ve
safra taşı,kireçlenmiş lenf düğümü vb.) çok iyi görülür .
RADYOMETALOGRAFİ:
Madeni parçaların bileşimini
veya yapısını bozmadan incelemeye yarayan radyografidir .
Tıbbi radyografi ile aynı fizik ilkeler üzerine
kurulmuştur . Gerek kimyasal bileşim değişikliklerini,gerek madenin iç
yapısındaki kusurları meydana çıkarmak için madeni bir parçanın çeşitli
kısımlarının X ışınlarını farklı şekilde soğurması özelliğinden yararlanılır .
Özellikle X ışınımlarını daha az soğurarak film üzerinde normal bölgelerden
daha koyu lekeler halinde görülen boşlukların ve az yoğun kısımların belirlenmesini
sağlar . Aynı şekilde parçaya karışmış olan ve soğurma kat sayısı parçanın
yapıldığı madenden farklı olan yabancı maddeler de film üzerinde daha açık veya
daha koyu lekeler halinde görülür . Ayrıca radyometalografi sayesinde bakır
alaşımlarındaki bazı bileşenlerin veya madenlerin(soğurma gücü yüksek olan
kurşun gibi) yapısal ve kimyasal bakımdan homojen olup olmadıklarını denetlemek
kolaylaşır .
TOMOGRAFİ: Bir organ ve organizma kesitinin röntgenle filmini çekmeye yarayan
usuldür . Gerçekte 1-
Tomografi yapmak için X ışınları üreten tüpe ve
hassas filme çeşitli yer değiştirme hareketleri yaptırılır,öyle ki sadece bu
yer değiştirme hareketinin eksenine rastlayan belli bir düzlem üzerinde bulunan
şekiller filmde gözükür ; belli düzlemin önünde,arkasında,üstünde,altında vb.
Bulunan şekiller açıkça gözükmez . Yani hassas filmi hemen hiç etkilemez ancak
çok silik çizgiler halinde belirir.
RADYOTERAPİ:
X ışınlarının biyolojik
etkisine dayanan tedavi usulüdür .
KAYNAKLAR
1. MEYDAN LAROUSSE 2. BÜYÜK LAROUSSE 3. GELİŞİM HACHETTE 4. HALK ANSİKLOPEDİ 5. GROLİER İNTERNATIONAL AMERİCANA ENCYCLOPEDİA
Favorilere Ekle
Sik Kullanilanlar
E-posta ile Bildir
Okunma: 1416 Yorumlar
(0)
|