kaos nedir PDF Yazdır E-posta
Yazar fizik   
Cuma, 05 Ekim 2007



Çevremizde hergün olup biten şeylerin, tam anlaşılmasa bile belirli kanunlara uygun olarak cereyan ettikleri ortadadır. Rüzgarların meydana getirdiği dalga desenleri, dağ silsilelerinin oluşturduğu yapılar, ağaçların tek ve gruplar halinde meydana getirdikleri manzaralar gibi pek çok şey, belirli kaidelere uygun olarak varlık sahnesine çıkmaktadırlar. Ama biz bunların teşkil ettiği nizamı öklid geometrisine dayalı matematikle ortaya çıkaramamaktayız. Çünkü bilim adamları son üçyüzelli yıldan beri ele aldıkları herşeyi öklid geometrisine uydurarak veya indirgeyerek incelemeye alıştılar. Öte yandan, fizikî bilimlerin tıkanmaya doğru gittiğini farkeden fizikçiler, son yıllarda, yukarıda misalleri verilen kompleks tabii hadiseleri, basite indirgemeden ve öklid geometrisine adapte etmeden inceleme yolunu keşfettiler. Bu yeni bakış ve inceleme tarzı "kaotik teori" olarak isimlendirilmektedir. Bu teori, görünüşde düzensiz ve karmakarışık bir hususiyet arzeden eşya ve hadiselerin, girift bir plan ve düzenliliğe sahip olduğu inancından yola çıkarak, bu nizamı çözüp anlamaya çalışır. En çarpıcı tarafı da, kainattaki pek çok şeyin hem tahmin edilemez, hem de belirli kanunlara uygunluk gösterdiğinin keşfedilmesi olup, şu andaki ortodoks bilimsel inançları temelinden sarsmaktadır. Dünyanın ileri gelen bilim adamları bu yeni "kaotik teori" yaklaşımını bilimde bir devrim olarak görmekte, ve "kaosu" n "fractal geometri"yle birlikte 21. asrın temel araştırma disiplini olacağına inanmaktadırlar. Ayrıca onlar, "Bu bakış tarzı hem matematikçilere hem de sosyal bilimcilere, ekolog ve ekonomistlere derinden tesir edecektir." demektedirler.

 



 

KAOS NEDİR?

Şu ana kadar biz kaos'u ve kaotik kelimesini, anlayamadığımız ve mevcut bilgiler ışığında aklımızın ve mantığımızın almadığı fizikî ve beşerî hadiseleri ifade etmek için kullanıyorduk ve bu kelimeyi işittiğimizde, zihinlerimizde, karışıklık, düzensizlik mânâları uyanıyordu. Ama yapılan araştırmalar gösterdi ki, bize kaotik gelen hadiseler aslında çok hususi ve hassas ama olabildiğince basit prensiplerin tekrar ve tekrar işletilip uygulanması sonunda meydana gelmektedir. Neticede ise, kompleks ve zahiren ilk anda anlaşılamaz girift bir sistem ortaya çıkmaktadır.

Bu açıdan, kaosu ve kaotik kelimelerini zihinlerimizde mevcut mânâsından farklı olarak yukarıdaki şekilde anlamalıyız. Yanlış anlamalara meydan vermemek için "İlmî kaos" olarak adlandırılan bu teori, kainattaki hadiselerin yaratılış kanunlarından olan sebeb-netice mekanizmasına hem tam uyum gösterdiğini hem de tahmin edilemez bir yapıda olduklarını ortaya çıkarmıştır. Kaotik davranışlar, bir galaksinin hareketinde, su ve hava ortamındaki girdap hareketinde, "Yüksek voltajlı elektrik boşalması" hadisesinde, sabun köpüklerinin oluşumunda, elektroliz sırasında elektrot etrafında toplanan metal iyonlarında; yükselen sigara dumanında, çölde rüzgarla havada sürüklenen kum taneciklerinin hareketi gibi, pek çok hadisede müşahede edilmektedir. İşin enteresan tarafı bunlar, bugünkü klasik matematikî yaklaşımlarla modellenememektedir. Bu hadiselerin altında yatan gizli nizamı farkeden bazı bilim adamları, bu nizam ve intizamı ortaya çıkarıp gözler önüne serecek matematikî yaklaşımlardan olan "İlmî Kaos" teorisini ortaya attılar ve geçen 5-10 yıl içinde fizik ve matematikçiler bu tip hadiseleri anlama konusunda bir hayli mesafe katettiler.

nis92

Newton mekaniği ve onun karşılığı Laplace Matematiği "kaotik teori" prensibinin tam zıddı olan bir metodla yola çıkıp, fizikî hadiselerin modellerini kurarlar. Bunlar, kompleks sistemleri, fizikî olarak tanımlanabilir ve anlaşılabilir hale gelinceye kadar küçük alt birimlere bölerler. Mekanik, en kompleks dönme hadiselerini çakışan, düz ve dönen hareketlere ayırarak inceler.

Klasik öklid geometrisi, düz satıhların çok sayıda tek tek yüzeylerden meydana geldiğini ve bunların çizgilerle birbirlerine bağlı olduklarını kabul eder. Diğer bir deyişle bugünkü ortodoks bilim anlayışının temelini, sistemi anlaşılabilir ve tanımlanabilir alt birimlere ulaşılıncaya kadar bölme ve tanımlanabilir alt birimlerden yola çıkılarak kompleks sistemlerin kısmî hipotetik modelini kurma oluşturmaktadır.

Bilgisayarların ortaya çıkışı ve hızlı gelişmesi insanoğluna, kompleks fizikî ve beşerî hadiseleri başka bir açıdan inceleme fırsatı verdi. İnsan beyni, hadiseleri tanımlama ve izah etmede kesin sabit formüllere ihtiyaç duyar ve bu hadiseleri, bilinen statik formüllere uydurmaya çalışır. Bilgisayarların işleyiş mantığı, insanınkinden biraz farklı olup, hadiselerle alâkalı binlerce bilgi parçasını çok yüksek hızda basit prensiblere uygun olarak işleyip değerlendirirler. Bu farklılıkdan dolayıdır ki, kaotik sistemlerin (insan beyni-bilgisayar) yoluyla çözülmesi, tek başına insan beyniyle çözmeye karşı, bariz bir üstünlüğe sahiptir. Bilgisayar programcıları ne kadar karmaşık olursa olsun, her hadisenin başlangıcında kolayca ifade edilebilecek bir nokta olduğunu kabul ederler ve yüzlerce basit komutlar vererek ve bunları birbirlerine bağlayarak problemi büyük bir doğrulukla tanımlar ve gözerler.

nis92

Çok basit, ama farklı matematikî prensiblerin, çok sayıda bilgisayara tekrar ettirilmesiyle, bilgisayar ekranında tabiattaki kaotik desenlere benzer şekiller üretilmiştir. Meselâ, bulutlara, galaksilere, ormanlara, çiçeklere, dağ sıralarına ve erozyonun hasıl ettiği yapılara çok benzeyen desenler elde edilmiştir. Burada insanı hayrete sevkeden nokta da, bu kompleks nizama sahip geometrik desenlerin, basit ama çok sayıda tekrarlanmış matematikî kaidelerden meydana gelmiş olmasıdır. Bu şekilde, kompleks geometrik şekillerin üretilmesi ve incelenmesi "fractal geometri" olarak adlandırılır. Bu yeni geometri, kâinat kitabının yazar-bozar sayfası olan Tabiattaki pekçok hadisenin de, Yüce Yaratıcı'nın kudret kalemiyle, çok sayıda basit, ama farklı prensiblerin binlerce defa tekrar ettirilmesi neticesinde yaratıldığı fikrini ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca, basit şeylerden kompleks şeylerin nasıl yaratıldığını anlamaya çalışan bu yeni bakış açısı hiç şüphesiz, kudreti ve hikmeti sonsuz olan Yaratıcı'nın bu âlemde nasıl inşa ve ibda'da (yaratmada) bulunduğunu anlamamıza da ışık tutacaktır.

Kısacası, kainatta serbest ve kendi kendine ortaya çıkarak anarşiye Sebeb olabilecek bir hadise yoktur. Avam tabakası ve ilmi sınırlı insanlar için pekçok hadise kaos gibi anlaşılmakta ve değerlendirilmektedir. Halbuki kaos gibi görünen hadiseler uygun metodlarla incelendiğinde, ilmimizin kısıtlı oluşu sebebiyle birçok hâdisenin ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağını tahmin edemeyip, formüle edemesek bile çok düzenli ve hikmetli işlerin cereyan ettiği görülmektedir. Girdap hareketinin düzenli geometrik şekillerden meydana gelmesi ile derede düzensiz ve taştan taşa çarparak akan suyun, taşlara çarpması esnasında kaos gibi görünen hareketinin içinde, oksijenin suyun içine alınması ve böylece suyun oksijence zenginleşmesi hemen akla gelen örneklerdir. Öte yandan insanların yapmış olduğu ve çok düzenli görünen kanallarda suyun oksijenle yeterince zenginleşmesi cereyan edememekte ve kanal suyu dere suyu gibi temiz olmamaktadır.

nis92

Bu yeni gelişen "İlmi Kaos" teorisiyle, eskiden insanların sebebini bilmedikleri ve altında yatan gizli nizamı görmekte zorluk çektikleri hadiselerin, nasıl kompleks bir nizam içerisinde cereyan ettiği ortaya çıkarılacak ve Yüce Yaratıcı'nın kainat kitabını yazıp bozarken nasıl hikmetli bir şekilde matematikî lisanı kullandığı bir kez daha değişik bir perspektiften gözler önüne serilmiş olacaktır.

 

Yorumlar (0)add
Yorum Yazin
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | arti not

security image
Lutfen resimdeki guvenlik kodunu girin


busy
 
Sonraki >





Add to Google

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu




Giriş

Blogum

Syndicate

Workflows