ana arrow ana arrow fizik
Yaşam Dünya üzerinde nasıl gelişti? PDF Yazdır E-posta
Yazar fizik   
Salı, 02 Eylül 2008


erende yaşamBilimciler 100 yılı aşkın süredir yeryüzünde yaşamın kökenini arıyorlar. Artık makul önerilerde bulunabilecek kadar bilgi sahibi oldular. Hayatın yeryüzündeki serüvenine bakarak başka yerlerde ortaya çıkma olasılıklarını inceleyebiliriz.

Dünyamız, ilk buluttaki gaz ve tozun kütle çekimsel olarak çöküp Güneş’i oluşturduktan sonra kalan malzemeden oluştu. 4,6 milyar yıl önce bu süreç tamamlandığında hemen hemen hiçbir atmosferi olmayan kayalık ve katı bir gezegendi. Dünyayı oluşturan maddenin bir bölümü radyoaktifti. Bu  madde dünyanın içini ısıtarak Dünyanın içinde hapsedilmiş durumdaki gazın volkanik ve diğer etkinliklerle yükselmesini ve  dünyanın ilk atmosferinin oluşmasını sağladılar. Bu gazların büyük çoğunluğu su buharı (H2O), karbondioksit (CO2) ve azot (N2) moleküllerinden oluşuyordu. Atmosfere yükseldikten sonra buharın büyük çoğunluğu yoğunlaşarak okyanusları doldurdu ve bir kısmı da atmosferde su  buharı olarak kaldı. Demir gibi bir kısım yeryüzü maddesiyle temasa geçen H2O ve CO2  bozunarak ortama karbon ve hidrojen saldılar. Hidrojen gazı o kadar hafiftir ki bunun çoğu dünyanın kütle çekiminden kurtularak uzaya kaçtı, bir bölümü ise gaz haldeki metan (CH4) ve amonyak (NH3) oluşturan etkileşimlerde bulundular.

Başlangıçta bu dünya yoktu / gökler yoktu, yeryüzü ve uzay da yoktu / hiçbir şey olmayınca, o kendini düşündü:‘Var olacağım’. Ve çevreye bir sıcaklık yayıldı.             ESKİ  BİR  MISIR  METNİ

 

Böylece, yaşamın ortaya çıkmasından önce, Yeryüzü sıvı sudan oluşan okyanuslarla kısmen kaplıydı ve su buharı, karbondioksit, azot, metan, amonyak ve hidrojen içeren bir atmosferi vardı. Bu ilkel Dünya çeşitli enerji kaynaklarının etkisi altındaydı. Bunlar arasında, güneşten gelen ısı ve ışık, yoğun morötesi (MÖ) radyasyon (o dönemde yeryüzünü MÖ ışımadan koruyacak bir ozon tabakası yoktu),  yıldırım ve şimşekler, volkanik etkinliklerin yaydığı ısı ve dış uzaydan gelen kozmik ışınlar sayılabilirler. Bu kaynakların her biri yeni kimyasallar yapabilir, varolanları kırabilir ve böylece yeni kimyasal etkileşimlere neden olurlar. Bu kaynaklar sadece enerji sağlamakla da kalmazlar, aynı zamanda mikroskopik düzeyde organizasyonun da kaynağıdırlar. Bir canlı sistemin oluşması ve büyümesi süreçlerinde enerjini akışı  sistemdeki entropi (düzensizlik) miktarını azaltırken, tüm çevre göz önüne alındığında, termodinamiğin 2. yasası gereği, entropi artacaktır. 

EVRENDE YAŞAM  / ders notları / Prof Dr Mehmet Emin Özel /ÇOMÜ Fizik Bölümü

bilimge.com

 

 

 

Yorumlar (0)add
Yorum Yazin
quote
bold
italicize
underline
strike
url
image
quote
quote
smile
wink
laugh
grin
angry
sad
shocked
cool
tongue
kiss
cry
eksi not | arti not

security image
Lutfen resimdeki guvenlik kodunu girin


busy

Son Güncelleme ( Salı, 02 Eylül 2008 )
 
< Önceki   Sonraki >





Add to Google

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu




Giriş

Blogum

Syndicate

Online kullanıcılar

Üye Bağlı Değil

Workflows