Yazan kişi:: fizik in vektörler, fizik on
Oca 05, 2008
Fizikte yön belirtmek için kullanılan yönlü doğru parçalarına vektör denir.
Şekildeki A vektörünün başlangıç noktası O noktasıdır. Vektörün doğrultusu ise kesikli çizgilerle belirtilen doğrultudur. Yönü vektör okunun gösterdiği yön, vektörün şiddeti ise vektörün uzunluğu kadardır.Vektorler 1 Ekolhoca
İsim: Vektorler 1
Tanım: Vektörler Konu Anlatımı
Vektorler 2
İsim: Vektorler 2
Tanım: Vektörler Konu Anlatımı
Vektorler ve Kuvvetler
İsim: Vektorler ve Kuvvetler
Tanım: Vektörler ve Kuvvetler
Yazan kişi:: fizik in sıvı, madde, lise, katı, gaz, fizik on
Şub 03, 2007
* Fiziksel olay: Bir madde üzerinde meydana geldiği vakit, o maddenin hüviyetini, yapısını değiştirmeyen olaydır. Mesela kağıdın yırtılması, fiziki bir olaydır. Çünkü kağıdın şekli değişmiş fakat özü yine kağıttır.
* Kimyasal olay: Bir madde üzerinde meydana geldiği vakit, o maddenin hüviyet ve yapısını değiştiren olaydır. Mesela kağıdın yanması gibi.
Atomların çekirdeklerinde değişmeler, parçalanmalar olduğu, radyoaktif denilen elementlerden anlaşılmaktadır. Atomların ortasında bulunan çekirdeklerin bu parçalanmasında, bir elementin başka bir elemente dönüştüğü anlaşılmıştır. Ayrıca, Albert Einstein'in izafiyet kuramına göre madde ve enerji birbirine eşdeğerdir. Bu sebeple madde enerjiye, enerji de maddeye dönüştürülebilir. Mesela bir uranyum çekirdeğinin veya başka bir ağır atom çekirdeğinin ikiye ayrılmasıyla meydana gelen çekirdek bölünmesinde madde enerjiye dönüşür. Bileşik cisimlerde olduğu gibi, elementler de hep değişmekte, bir halden başka hale dönmektedir.
Yazan kişi:: fizik in hareket, fizik, eylemsizlik on
Oca 31, 2007
Eylemsizlik: Duran cisim durmasına, hareketli cisim hareketine devam eder. Örnek: Otobüs hareket ettiğinde yolcular geriye, yavaşladığında yolcular ileri doğru hareket ederler. Bu mu sadece eylemsizlik? Yok mu başka bir örnek. Bu örneği artık değiştirmek gerekmez mi?
İşte sizlere öğrencilerinizin ağzını açıkta bırakacak bir örnek. Hem de hareketli bir örnek. İnsanların inanmakta zorluk çekebilecekleri bir örnek. Eylemsizlik buymuş ya diyecekleri bir örnek.
Düzenek: İki masanın kenarlarına iki bardak yerleştiriniz. Bir çubuğun uçlarına iki topluiğne batırınız. Çubukları topluiğneler bardakların kenarına gelecek şekilde dengeleyiniz. Elinize kuvvetlice bir sopa alınız. Önce bardakları kırmadan ve düşürmeden çubuğu kırıp kıramayacağınızı öğrencilerle tartışın.
Şimdi gösteri zamanı: Önce bir iki alıştırma hareketi yapın! Sonra çubuğun ortasına kuvvetlice vurun. Aşağıdaki videoda olduğu gibi…
Şimdi işin fiziğine gelelim: Çubuğa vurulmadan önce dengede duruyor. Vurma anında çubuk uygulanan kuvvete tepki gösterip yerinde durmak istediği için kırılıyor. Eğer söz dinleyip vurduğunuzda aşağı hareket edip bardakları devirseydi kırılmayacaktı. Öğrenciler de öyledir. Git diyorsun gitmiyor. Sonra kalbini kırmak mecburiyetinde kalıyorsunuz!
Burada şunun da altını çizmek gerekir. Çubuğa yavaş vurursanız kırılmaz. Siz ne kadar hızlı etki ederseniz o da size o kadar büyük tepki gösterir. O zaman eylemsizlik aynı zamanda büyük etkilere büyük tepki de demek değimlidir?
Güvenlik: Bu gösteriyi bir seyirci grubu karşısında yapacaksanız, seyirciler yeterince uzakta durmalılar. Sizinde vurma esnasında gözlerinizi kapatmanız gerekir. Kırılan çubuktan etrafa saçılan parçacıklar göze gelebilir.
Yazan kişi:: fizik in ses dalgası, ses, fizik haber, fizik, bilim on
Ağu 19, 2004
|
|
| Bir ses duyduğumuz zaman muhakkak titreşen bir cismin bulunduğunu söyleyebiliriz. Gerili bir teli parmağımızla çekip bırakalım. Tel titremeye başlar. Bunun neticesi olarak da bir ses çıkar. Tabiatta titreşen herşey ses dalgaları meydana getirir. Bağırdığımız zaman akciğerlerimizden kuvvetle çıkan hava, boğazımızdaki ses tellerini titretmiş, böylece ses çıkmıştır. Bunun gibi bir çana tokmakla vurduğumuz ya da bir bardağa fiske attığımız zaman çıkan seslerin hepsi, vurulan veya dokunulan şeyin titreşmesi neticesinde meydana gelir. Eğer titreşen bu cisim boşluktaysa yani havasız bir yerdeyse ses dalgaları meydana gelmez. Biz de sesi duyamayız. Havası alınmış bir cam fanus içinde çalan çanın sesini duymamız imkânsızdır. |