ana arrow Etiketlerarrow elektirik
Etiket >> elektirik

Alternatif Akım Devreleri

Yazan kişi:: fizik in fizikelektirik on

fizik

Belli zaman dilimleri içinde belirli bir hareketin tekrarlanması olayına salınım adı verilir.hepimizin bildiği salıncak bunun en çok rastlanan örneğidir. Masanın kenarına sıkıştırdığımız jiletin titreşmesi veya bir keman telinin titreşimi benzer salınım örnekleridir.

Daha bilimsel bir örnek bir basit sarkacın salınımıdır. Sarkacın salınımları, denge konumundan sağa ve sola doğru belli uzaklıktadır. Eğer sürtünme kuvvetleri olmasaydı bu şekilde salınan sarkaç genliğini hiç bozmadan aynı hareketi devamlı olarak sürdürürdü.Sarkacın denge konumundan sağa veya sola sapması yani yön değiştirmesi,salınım hareketinin en önemli  özelliğidir, buna genlik denir. Sarkacın denge konumundan ayrılıp tekrar denge konumuna gelmesi hareketin yarısını oluşturur. Tam bir salınım hareketi, sarkacın denge konumundan ayrılıp bir yöne gittikten sonra, diğer yönde maksimum noktaya ulaşıp tekrar denge konumuna gelmesidir, buna hareketin  'Peryot'u adı verilir. Saniyedeki peryot sayısı ise 'Frekans'
olarak adlandırılır.

Sarkacın bu hareketini dairesel bir hareket kabul edersek,bir peryotluk bir hareket sırasında bir çember etrafı dönülmüş olur ve bu  '2pr' kadar bir yol demektir. Bu şekilde ki salınım hareketleri kartezyen koordinat sisteminde  'x = a sin q' fonksiyonu şeklinde gösterililr.
Bir çember etrafında hareket eden bir noktanın bir turda aldığı yol 2pr ve gördüğü açı 2p radyan olur.Birim zamanda görülen açıya açısal hız  ( w )adı verilir.t saniyede taranan açıdır.     w =  2 p / t       olur.                    

T yani peryot � un   1/f  olduğunu biliyoruz; çünkü peryot bir hareketin süresi, frekans ise bir saniyedeki hareket sayısıdır.

f x T  =  1       dir. 

bir no'lu formülde ki   't' zamanı içinde bir hareket olduğu için,bir hareketin zamanı olan peryot T yi bu eşitliğe koyabiliriz veya T yerine 1/f 'i koyabiliriz . O halde;

w = 2 p f         olur.

X = a sin q da  q  açısının yerine  wt yazabiliriz.

X = a sin w t 

X =  a sin 2 p f t         dir.                      

Elektriğin bu şekilde salınan şekline Alternatif akım adı verilir.
Alternatif akım alternatör denilen cihazlarla elde edilir.

Alternatif akımın ve gerilimin formülü

U = Umax. Sin w. t
U = Umax. Sin 2p f t
 I =  I max .Sin w.t
 I =  I max .Sin 2p f t

Şeklinde yazılır.Akım ve gerilim aynı fazdadır. Bir bobin den geçerken akım 90 derece yani p/2 kadar geri kalır.

Bir kondansatör de ise bu sefer gerilim 90 derece yani  p / 2 kadar geridedir.

Alternatörler de manyetik alanda indüklenen bir bobin mevcuttur. Farklı kutuplarda bobinin üzerinde oluşan akım yön değiştirir ve değişken bir elektrik akımı ortaya çıkar. Bu şekilde ortaya çıkan elektrik A.C. olarak yazılan  'Alternatif  Current'dır.
 

Bu çeşit elektrik, yön değiştirme özelliği nedeni ile voltajı transformatörlerde yükseltilip  düşürülebilir. Bu sayede yüksek voltajların daha az kayıpla nakledilmeleri sebebi ile A.C. uzak 
mesafelere daha az kayıpla nakledilebilir. Bugün evlerde ve sanayide kullandığımız hep bu çeşit  elektriktir.


Faz ve faz farkı
 

Evlerde 220 volt olarak kullandığımız A.C. etkin değer veya RMS değer dediğimiz değerde bir alternatif akımdır.RMS (root-mean-square) değer A.C. nin, bir resistor üzerinde tükettiği  enerjiye eşit enerji tüketen  D.C. karşılığıdır.

Teorik olarak etkin değer'e eşit olan RMS değeri, Alternatif akım maximum değer veya tepe değerinin karekökü alınarak bulunur.

Genelde bir A.C. den bahsedilirken hep etkin değerden bahsedilir. Ölçü aletleri de bu değeri ölçerler.

A.C.  ın bir de ortalama değeri vardır. Ortalama değer pozitif veya negatif saykıldaki ani değerlerinin toplamının ortalamasıdır.

Maximum değer 1 ise RMS 0.707  Ortalama değer ise 0.636'dır

FAZ : Bir Alternatif akımı veya gerilimi, koordinat sisteminde gösterebileceğimizi ve bir hareketin yani peryodun 2pp bir haraket süresince taranan açıdır.İkinci bir peryotta bir 2p kadar daha açı taranır.Şimdi bir başka alternatif gerilim veya akımın bu koordinat sisteminde 0 noktasından değil de p/2  kadar ileriden harekete başladığını varsayalım işte iki hareket arasında mevcut mesafe olan p/2 kadar farka faz farkı adı verilir. olduğunu söylemiştik. Buradaki 2

Direnç, Kondansatör ve Bobin karşısında Alternatif akımın 
davranışı nasıldır ?

Resistansın ( direncin ) Alternatif akıma karşı davranışı D.C. gibidir.Uçlarına A.C. uygulanmış Bir Resistor'ün gösterdiği direnç aynıdır.Ohm yasası kullanılır.

Uçlarına A.C. uygulanmış bir bobinde �Endüktif devre � durum değişiktir. Bu bobin  uclarında bir zıt E.M.K oluşur. Bobinin indüktansı yanında bir de resistansı söz konusudur eğer bu 
resistans sıfır değerde ise bu bobin devresi saf indüktif devre olarak adlandırılır. Bobinin gösterdiği dirence ise "İndüktif Reaktans" adı verilir.

{Endüktif Reaktans  } X L = wL = 2 p f L      dir.                            

Seri ve paralel bağlamalarda  dirençler gibi aynı formüller kullanılır.

Bir bobine tatbik edilen A.C. da akım engelle karşılaşır ve geri kalır. Bu nedenle bobinde akımla gerilim arasında 90 derece faz farkı vardır.

Uclarına bir A.C. tatbik edilmiş kondansatörde, yani kapasitif bir devrede ki dirence "Kapasitif Reaktans" adı verilir.

{ Kapasitif Reaktans } Xc  = 1/ w. C         dir.

Xc  =  1/ 2p f C     dir.                                 

Burada değerler Ohm, Farad, Henry'dir. Bir kapasitif devrede gerilime zorluk vardır ve gerilim 90 derece geri kalır.

Paralel kondansatörler de toplam kapasitif reaktans;
 

1/Xc= 1/ Xc1 +1/Xc2+1/Xc3 +..1/Xcn dir.

Seri bağlı kondansatörlerde ise toplam kapasitif reaktans  her kondansatörün kapasitif reaktansları toplamıdır.

Xc = Xc1+Xc2+Xc3+�.Xcn      dir.

Buraya kadar yalnız başına olan bobin, kondansatör ve direncin alternatif akıma karşı olan davranışını ve gösterdiği direnci gördük, ama elektronik devrelerde çoğu zaman bobin, kondansatör ve dirençler birlikte kullanılırlar.İşte böyle hallerde yani; bobin, kondansatör, direnç gibi elemanların, çeşitli şekilde bağlantılarında A.C. ye karşı gösterilen eşdeğer dirence
'EMPEDANS'� adı verilir. Z ile gösterilir.Klasik Ohm kanununda ki R direnci yerine Z empedans değeri konarak, Alternatif akım devrelerinde Ohm kanunu kullanılabilir.

V = I . Z       dir.

Seri Devrede Empedans

Seri devrelerde,devreden geçen akım sabittir. Gerilim ise her devre elemanı uçlarında farklıdır. Bu nedenle seri devrelere 'Akım devresi' adı verilir ve referans olarak akım alınır. Akım Koordinat sistemi üzerinde X ekseninde gösterilir.

Jeotermal enerji nedir ?

Yazan kişi:: fizik in fizikenerjielektirikbilimalternatif enerji on

fizik

Belli elemanların radyoaktif ayrışmasından oluşan, yeryüzünün iç ısısı; bu ısı, potansiyel olarak büyük ve aslında ulaşılmamış bir enerji kaynağıdır.


İLK NÜKLEER GÜCÜ KİM KEŞFETTİ?

 

1905 yılında Einstein meşhur E=mc2 formülü ile fisyon sonucu açığa çıkabilecek enerji konusunda öngörüde bulunmuştu. Daha sonra 1930 yılında bu öngörü deneysel olarak Otto Hahn, Lise Meitner ve diğerleri tarafından doğrulandı. Dünyanın ilk insan yapısı nükleer reaktörü 1942 yılında Enrico Fermi�nin yürüttüğü bir proje sonucunda Amerika Birleşik Devletleri�nin Chicago, Illinois kentinde kuruldu.

Ancak, dünyadaki ilk nükleer reaktörün ortaya çıkışı milyonlarca yıl öncesine dayanmaktadır. Afrika�da Oklo, Gabon�daki bir uranyum madeninde, yeraltı sularının da maden içinde bulunması nedeniyle doğal bir nükleer reaktör oluştuğu ve binlerce yıl ısı ürettiği son yıllarda ortaya çıkarılmıştır.

Her iki reaktör de fisyonu kullanarak ısı üretmiş fakat hiçbiri elektrik üretmemiştir.

Elektrik üreten ilk ticari nükleer güç santralı Shippingport, Pennsylvania�da (ABD) kurulmuş ve 1957�de işletmeye girmiştir. Fisyon kullanılarak üretilen ilk elektrik ise, Aralık 1951�de Arco,  Idaho�daki Deneysel Üretken Reaktöründe elde edilmiştir.


AKIM ve GERILIM (Current and Voltage)

Yazan kişi:: fizik in fizikelektirik on

fizik

Ister elektrikle isterseniz elektronikle ugrasin en çok karsiniza çikacak kavramlar akim ve gerilim olacaktir. Bu kavralari daha iyi anlamanizi saglamak için yukarida verdigimiz örnegi kullanacagiz. Tanklarda farkli seviyelerde su olsun ve aradaki vana kapali olsun. Iste bu noktada gerilim kavramini incelegelim. Tanklardaki su seviyeleri arasinda bulunan fark gerilim olarak adlandirilir. Vanayi açtigimizda su akmaya baslayacak ve seviyeler degismeye baslayacaktir. Ayni zamanda gerilimde düsecektir. Gerilim 0 oldugunda su akisi duracaktir. Elektrik devrelerinde gerilimi + kutup ve - kutup arasindaki elektron farki olarak alabiliriz. Eger 2 "tanki!" elektronla doldurursak aradaki vana! açildiginda bir taraftan digerine elektron akisi olacaktir. Iste bu elektron dolu tanklar arasindaki seviye farkina gerilim denir. Birim olarak Volt (V) kullanilir.

Peki akim burada nedir? Birim zamanda bir tanktan digerine belli miktarda su geçecektir. Bu suyun miktarini akim olarak kabul ederiz. Elektron dolu tanklarda :) borumuzdan geçen elektron sayisi akimi verir. Kisaltma olarak (I) kullanilir ve birimi Amper'dir. 1 Amper'lik elektron akisi yaklasik olarak saniyede 6.25x10E18 olarak kabul edilir.

 


Mutlak ölçmelerin yapılmasının biraz daha güç olacağını tahmin ediyorsunuzdur. Bu ölçme yöntemleri ulusal labaratuarlarda ölçülecek büyüklüklerin temel birimlerinin ölçülmeden uygulanması yoluyla olur. Buna en güzel örnek etalonlar verilebilir. Mutlak olmayan ölçmelerde her ölçme işleminde olduğu gibi karşılaştırma yapılarak bilinmeyen değerin bilinen değerle bilinen değere çevrilmesi yoluyla yapılır. Bu tip ölçme yöntemini de ikiye ayırabiliriz...
Doğrudan Karşılaştırma Yöntemi Doğrudan Olmayan Karşılaştırma
Yine bir başka kabul gören görüş ise Sapmalı Ölçme Yöntemi Sıfır Yöntemi.
Ölçülecek büyüklükler de 3 grupta toplanabilir.

.Aktif büyüklükler:

Bunlar; akım, gerilim ve bunların çarpımından oluşan güç, enerji, elektrik yükü gibi skaler büyüklüklerdir. "Devre büyüklükleri" olarak adlandırılırlar. Manyetik alan, elektrik alanı gibi büyüklüklerde "Alan büyüklükleri" adını alır.

.Yan büyüklükler:

Buraya da aktif büyüklüklerin periyotları, frekansları, dalga uzunlukları, sinüsodial aktif büyüklükler arasındaki faz farkları alınabilir.

-pasif büyüklükler

iki aktif büyüklüğün oranı olarak tanımlanabilir. Bunlar devre parametrelerinin adını alan;
Direnç= Gerilim/Akım,
Kapasite= Elektrik akısı/Gerilim...
gibi büyüklüklerdir.
Bu büyüklükleri ölçen aletleri de bu metotla gruplandırmamız mümkündür. Birinci gruptaki çalışma ilkesi dinamik kanunlarına dayanır. hareketli parçaları vardır. Çoğunlukla ölçülecek büyüklüğü bir açıyla çeviren döner göstergeli ölçü aletleri grubuna girerler. ÖR: Analog avometre, wattmetre gibi..

ikinci gruptaki ölcü aletlerini

-elektronik ölcü aletleri

-dijital ölcü aletleri

-ölcme köprüleri

Seklinde gruplarda toplayabiliriz..
İstatiksel bilgilerin elde edilmesinde daha önceleri analog verilerin kullanılması sonuçların tam randımanlı alınmasını engelliyordu. Bugün hemen hemen her türlü ölçümün dijital olarak yapılmaya başlanması özellikle elektronik aletlerin hata paylarının yüzde olarak çok küçük değerlere çekildiği gözlenmektedir.

Statik Karekteristikler

-Dogruluk

Ölçülen değerin gerçek değere ne kadar yakın olduğunu gösterir.Ölçmedeki en büyük parametredir.Doğruluğu ifade etmek üzere mutlak hata, bağıl hata ve bağıl dğruluk tanımları kullanılır.

-Hassasiyet

-Duyarlik

Ölçü aletinin girişine uygulanan işaret ile bunun çıkışta oluşturduğu bağıntıyı ifade eder. Birden fazla giriş olması halinde bir değişken dışındakiler sabit tutulur. Bu giriş değiştirilerek çıkıştaki değişiklik ölçülür. Çıkış değişikliğinin giriş değişikliğine oranı duyarlılık eğrisinin eğimini verir. Ölçü aletinin duyarlılığı çeşitli dış ve iç etkilerle bozulabilir.Duyarlılık eğimi sabit iken çıkışta oluşabilecek herhangi bir değişiklik sıfır kayma oluşturur. Bu kayma pozitif veya negatif yönde olabilir. Eğer duyarlılık eğrisinin eğimi değişirse duyarlılık kayması meydana gelir.Doğal olarak ta kaymaya bağlı hata oluşur. Ölçü aletleri için daha küçük kademelerin daha duyarlı olduğunu söyleyebiliriz. Yani bir ampermetrenin 1A'lik kademesi 10 A'lik kademesinden daha duyarlıdır.
Voltmetrenin duyarlılığı OHM/VOLT şeklindedir. OHM/VOLT oarnı yüksek olan bir voltmetre daha duyarlıdır. Voltmetrenin duyarlılığı ile kademenin çarpımı giriş direncini verir. Duyarlılığı 100.000 OHM/VOLT olan bir voltmetrenin 0,1 kademesindeki giriş direnci 10KOHm olacaktır. Voltmetre devreye paralel bağlandığından giriş direnci büyük olması halinde devreye olan etkisi az olur. Ampermetre devreye seri bağlandığından, bunun iç direnci mümkün olduğu kadar küçük olması gerekir.
BU DEĞERLERE DİKKAT ETMEK BİR ELEKTRONİKÇİ İÇİN KAÇINILMAZ PARAMETRELER OLMALIDIR. HASSASİYET REFERANSLARINA DİKKAT EDİLMEZSE ÖZELLİKLE ANALOG ÖLÇÜMLERDE HİSSEDİLİR HATALAR YAPILACAK VE HİÇ BİR ZAMAN DOĞRU SONUCA ULAŞILMAYACAKTIR...Elektroniksel ölçümlerde böylesi kayıplar hiç bir zaman istenmeyen bileşenlerdir.

Ölcme yöntemleri

Ölçme Yöntemi Ne Demektir ?
Ölçmeler aranan niceliğin bulunması için yapılan bir işlemde, aranan niceliğin, ölçülen nicelik arasındaki ilişkiye göre doğrudan, dolaylı yada çoklu olmaktadır.

Ölcmenin temel ilkeleri

-bir bilinmeyen

-bir standart

-bir karsilastirma cihazi

-bir ölcme teknigi 

Ölçülen değerle, gerçek değer arasındaki farka ölçmenin hatası denilir.Hatasız bir ölçme yapılamayacağından bu siteden yararlanmak isteyen arkadaşların bu hususu bütün çalışmalarında göz önünde tutması gerekir.Tabii hatayla, yanlışı karıştırmamak şartıyla..

Kullanici ölcme esnasinda asagidaki hatalarla karsilasabilirler

-Kisi hatalari

-Yöntem hatalari

-Ortalama bagil

-Yapim hatasi

Buraya kadar ölçme işleminin yapılması için temelde nelere ihtiyaç gerektiğini inceledik. Bundan sonra özellikle "HATA" konusu üzerinde duracağız. Hatadan kurtulamıyorsak,bunu en aza indirmek için bazı yöntemler kullanmamız gerekecektir. Bu yöntemler formüller halinde aktarıldığında gerçek ölçme sonucu rahatlıkla bulunabilecektir..Bunun için;

-Mutlak hata(deltax)

-Bagil hata(E)

Kavramları üzerinde durup, çeşitli örnekleri çözme yoluna gideceğiz.

.Mutlak Hata(deltaX=/XG-X/)=(Gerçek değer- Ölçülen değer)

-E=bagil hata=(mutlak hata/ölçülen değer)
formüllerini kullanacağız. Bağıl hata; aletin sınıfı ilede bulunabilmektedir.
Ayrıca bağıl hata; E=(S/100)*(XM/X) formülü yardımıylada bulunabilir.
Buraya kadar açıkladığımız konuları bir örnekle çözmeye çalışalım.

.Örnek:Maksumum ölçme sınırı 200mA olan bir Ampermetrenin sınıfı 2,5'dir.Bu ölçme aletiyle 60mA ölçülmek istenirse Mutlak ve Bağıl hata ne olur?

.Cevap: Mutlak hata=(IG-I)= (S*IM/100)=(2,5*200/100)=-+5mA

.Cevap: Bağıl hata=E= (S/100)*(IM/I)=(5/60)= 0,083= %8,3 Ölçmenin sonucu belirtilirken kullanılacak olan "DELTAX" hatası ölçmenin tahmin edilen en büyük hatası olacaktır.
Bütün bunların yanında ölçmede şu unsurlarda önem taşır.

-dogruluk

-duyarlilik
Çikis isaretinin giris isaretine oranidir.

-tutarlilik(previzyon)
ölçmelerin kendi aralarındaki tutarlılığı ve tekrar edilebilmeleri yada birbirlerine yakınlığı olarak tanımlanır ve tesadüfi hatalara bağlıdır.

Rezolasyon ölcülen nicelikte meydana gelen ve aletin cevap verebilecegi en kücük degisme olarak adlandirilir.

-ayrilik
Ardi ardina yapilan iki ölçme sonucu arasindaki fark olarak tanimlanir.

 


<< Başa Dön < Önceki 1 2 Sonraki > Sona Git >>

Add to Google

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Giriş

Blogum

Syndicate

Online kullanıcılar

Üye Bağlı Değil

Workflows