fizik
ULTRA SES PDF Yazdır E-posta
Yazar fizik   
Cuma, 05 Ekim 2007

ULTRA SES

Yirmibirinci asra geçişe hazırlanan beşerle beraber insanımız da, kâşiflerin birbirleriyle yarışmalarına şahit oluyor. Eskilerimiz, devirlerine göre rakiplerine karşı, Yeryüzünü bir üniversite, kâinatı da bir laboratuar haline getirdiklerinden bu yarışları başta götürüyorlardı. Ya insanımız, niçin bu yarışları sadece seyrediyorlar? Hiç düşündük mü bunu acaba? Kâşifler, keşiflerini yaparlarken kâinat laboratuarındaki mahlukattan ilham alıyorlar. Ya mahlukat kimden ilham alıyor? Bunu da hiç düşündük mü acaba?..

Tarihler 14 Nisan 1912’ yi gösterirken “TİTANİC’’ 1500 kişiden fazla yolcusu ve mürettebatıyla beraber, bir deniz buzuluna çarpması sebebiyle batmıştı. İşte o zamanlarda İngiliz RİCHARDSON şöyle demişti ‘Acı bir ders! Eğer Titanic içerisinde yüzen buzulların yerini bildiren bir alet olsaydı bu büyük facia olmazdı. Böyle bir aleti muhakkak keşfetmek lazımdır. Yarasalardan ilham alalım!” Richardson haklı mıydı acaba? Meseleye kader yönüyle eğilirsek gemide alet olsaydı batarmıydı, batmaz mıydı bilemezdik ama “Yarasalardan ilham alalım!” sözü gayet mânidardır.

Su altında emisyon yapan Ultra sesler gidip engelde yankılanacaklar ve yeniden gemiye dönerek Aysbergin, buzulun yön’ünü ve uzaklığını gösterecektir. Âlimlerin hemen bu işe koyulmaları lazımdı.

Bilginler, ondokuzuncu asrın sonlarına doğru Ultra seslerden faydalanmaya başlamışlardı. İngiliz fizikçisi Galton hava basınçlı garip bir düdük keşfetmişti. Bu düdük 25.000 devreli bir frekansa ulaşıyordu. 1900 yılında Edelman adlı bir Alman, Galton’un düdüğünü geliştirdi ve bu aleti 170.000 devirli frekans üzerinden öttürdü.

Bu rekor 7 yıl sürdü. 1907 yılında, Altberg adında bir başka Alman 340.000 sesli ultra-sesler elde etti. 1911 yılında ise Neklefayef 400.000 devire ulaştı ve bu rekor uzun yıllar kırılamadı.

Bu ultra-sesler ne demekti ve ne işe yarıyordu. Pek çok kişi bunu uzun seneler merak etti. Asrın beyin yapıcısı “MERAKTAN İLİM NEŞ’ET EDER” diyordu. Öyle de, işte bu meraktan dahi ilim neş’et etmişti. Ultra-sesler tırmık yaraları içindeki bir eli iyileştirmek, balık sürülerini keşfetmek, bir çelik parçasının dayanıklılığını kontrol etmek, hava alanındaki sisi dağıtmak gibi insanlığın faydasına koştuğu halde, Kötü insanların eline geçince de topyekün insanlığı öldürmek gibi vahşiyane bir işe yarıyordu. Paristeki hastanelerden, bir hasta “DUPUYTREN HASTALIĞI” diye bir hastalığa yakalanmıştı. Bu hastalık el ayası aponevrozunun çekilmesi, toplanmasıdır. Bu durumda parmaklar atmaca pençesine benzerler. Hastanın elleri hemen hemen gergin ve derin bir ızdırab içerisinde.. Hastanın eli bir su küvetinin içerisine koyulmuş, küvetin içerisine kromlu büyük bir silindir oturtulmuş ve bu silindir de üzerinde kadranlar ve düğmeler bulunan madeni bir masaya bağlanmış. Yanında duran doktor ‘bakın” diyor “şimdi çok daha iyisiniz.” Size birşey söyleyeyim mi? Şu anda alet 960.000 titreşimle çalışıyor. İki-üç seans sonra iyileşeceksiniz”. Hasta,alete büyük bir minnettarlık duygusuyla bakarken, kendini her an kontrol eden, milyonlarca mikroba karşı koruyan yada korunacak şekilde bir mekanizma ile mücehhez kılan Hakiki Sahibini, San’atkarını unuttuysa şayet, en büyük gafilliği yapmış demektir.

Kuzey denizinde “ANNE - MARİE” adındaki son derece teknik aletlere sahip bir balıkçı ultra-sesler sayesinde otuzuncu metrede, ringa balığı sürüsünün kuzeye doğru yol aldığını biliyor ve ona göre ağını kullanıyordu.

Büyük bir çelik fabrikasında şilep -pervanesi olacak bir çeliğe, mühendis aleti bağlıyor ve tamam diyor. “Sağlam bir çelik pervane olabilir” diye ilave ediyordu.

Makine sisle kaplı uçuş alanına girmiştir. 16 tekerlekli kocaman bir römork, üzerinde parabolik bir reflektör, makine yavaş yavaş piste doğru ilerlerken reflektör de mihveri üstünde dört bir yana dönüyor. Bir kaç dakikada sisi dağıtıyordu ama personel kansızlık, sağırlık gibi hastalıklara kapılıyordu... Ve birkaç sene sonra da bu menfi tesirleri ortadan kaldırılıyordu.

İşte bütün bu misallerde rolün en büyük kısmını ultra-sesler oynuyordu. Bütün bu misallerde ultra-sesin yaptığı işler onu biraz daha tanınır hale getirmektir.

Vaktiyle Pythagore’nin söylediği Uzaydaki gezegenlerin (seyyarelerin) bir takım sesler çıkardığı, fakat bizim bunu duyacak kulağa sahip olmadığımız hakikati ultra sesler sayesinde ispatlanmıştır. Kulağımız 16.20.000 frekans arasını duyar. 16’dan az frekanstaki seslere “ENFRA SESLER’’, 20.000’den yukarı frekanstaki seslere “MİPER - SESLER’’ denir. Enfra ve miper seslerini duymayışımızın çok hikmetleri vardır. Bu “miper-sesler”de bir nevi ultra ses’tir. İşte bu özellik kâinat laboratuarındaki yarasa ve yunus balığı gibi hayvanlar- da vardır. İlim dünyası bunu uzun araştırmalardan sonra öğrenmiştir. Akılsız olan yarasa ve yunus balığı nereden öğrenmiştir? Yarasa ve yunus balıkları “miper-sesler” çıkararak önlerindeki engelleri anlarlar ve ona göre yol alırlar.

Son yıllarda bu hayvanlardan ilham alınarak radarlar yapılmıştır. Belki zamanın akışı içerisinde ultra-seslerle çalışacak çamaşır makineleri, buzdolapları, arabalar v.s. keşfedilecektir, ama bunları keşfeden niçin insanımız olmasın! Lakin şu andaki gibi bunu keşfetmek insanımıza nasip olmayacaktır.

Ultra-seslerin insanlığın zararına da kullanılabileceğini söylemiştik. Geçmiş yıllarda bir büyük devletin ultra-seslerle işleyen büyük bir top keşfettiği haberi çıkmıştı. İnsanlık için korkunç bir haber! Böyle bir top kullanılırsa insanlar sinek gibi topyekun ölebileceklerdir.. İnsanlığın ölmemesi için topun bulunduğu devletin insanı, “eşref-i mahluk”u tanıması lazımdır. Ya top, insanı bir makine olarak gören bi


M. Ramazanoğlu

 

fizik.bizden alınmıştır
 
Dört kuvvet PDF Yazdır E-posta
Yazar genel fizik dökümanları   
Cuma, 05 Ekim 2007

Kâinatta birçok madde gözle görülemediği halde diğer maddelerle olan alış verişlerine, interaksiyonlarına (karşılıklı tesirler) ve eşyada bıraktıkları iz ve emarelere dayanarak varlıklarına inanmaktayız.

Binlerce hareket ve hadiselere sahne olan şu âlemdeki kuvvetleri; göremediğimiz mikro ve makro âlemin anlaşılması için hülasa edelim.

Vücudumuzdaki bir adalenin, genişleyen bir gazın, gerilen bir yayın, rüzgârın, elektriğin, manyetizmanın, yer çekiminin ve çok değişik şekil ve keyfiyette karşımıza çıkan kuvvetlerin esasta dört neviden oluştuğunu söyleyebiliriz. Bu dört ana kuvvetin, aralarındaki benzerlik ve zıtlıkları görmeye çalışacağız.

Gravite (Çekim)

İnsanlığın tecrübe sahasına koyabildiği ilk kuvvettir. Makro âlemin kürelerinin aralarındaki çekim kuvveti demektir. Temel formül olarak:

F = G.m.M/r^2

ifadesi bilinmekte ve kullanılmaktadır. Bu denklemin bize söylediği şudur: ki cisim arasındaki kuvvet; (m) ve (M) olan kütlelerinin çarpımıyla doğru, aralarındaki mesafenin (r) karesiyle ters orantılıdır. G, kullanılan sistemin, birimlerini denkleştirmek için kullanılan bir sabittir. Şunu hemen kaydedelim ki, bu kuvvet daima çekicidir (cazibe). Yani gravitasyonel bir itme hâsıl etme imkânsızdır. Bu kuvvetin yönü, cisimleri birbirine birleştiren doğru boyuncadır. Bütün cisimler arasındaki tesir eden kuvvetlerin sadece bu yolda olduğunu sanmak yanlıştır ve bu yanlışlığı elektromanyetik kuvvette göreceğiz. Gravitasyonel kuvvet, diğer kuvvetler gibi cisimlerin hızına ve istikametine bağlı değildir. Kuvvetin, mesafenin tersinin karesine bağlı olması fezanın yapısıyla alakalıdır. Aynı zamanda formül yalnız kürevî ve boyutlarına nazaran birbirine uzak olan cisimlere tatbik edilebilir. Şekil-1’e bakılarak kürenin merkezinden r1 uzaklığındaki alanla, r2 uzaklığındaki alanı karşılaştırdığımızda, bu durum açıkça görülebilmektedir şeklinde ifade edilebilir. Kürenin yüzey formülü 4πr^2 olup, kuvvetin mesafeye bağlılığının bu şekilde oluşunun bir çeşit izahıdır.

 

Son Güncelleme ( Salı, 09 Ekim 2007 )
 
MADDENİN CİSME DÖNÜŞÜMÜ... PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Cuma, 02 Mart 2007

MADDENİN CİSME DÖNÜŞÜMÜ...

BİR ÖĞRETMENİN DEĞERLİ ÇALIŞMASI...

Filmi İzleyebilmek İçin Ekranın Üzerindeki "Play" Tuşuna (Ok İşaretine) Basınız

 

Tavsiye: Play tuşuna bastıktan sonra videoyu dondurun (pause tuşu ile).

Yürütme çubuğu üzerindeki koyu renk dolgu tamamlanınca tekrar oynatın.

Böylece kesik kesik izlemeden kurtulursunuz...

 

 
Elektron Tanecik Mi Yoksa Dalga Mı? PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Cuma, 02 Mart 2007

Elektron Tanecik Mi Yoksa Dalga Mı?


 

 
Manyetizma konulu video. İkinci bölüm... PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Cuma, 02 Mart 2007

Manyetizma konulu video. İkinci bölüm...

Filmi İzleyebilmek İçin Ekranın Üzerindeki "Play" Tuşuna (Ok İşaretine) Basınız

 

Tavsiye: Play tuşuna bastıktan sonra videoyu dondurun (pause tuşu ile).

Yürütme çubuğu üzerindeki kırmızı dolgu tamamlanınca tekrar oynatın.

Böylece kesik kesik izlemeden kurtulursunuz...

http://fen.bilimi.sitemynet.com/video/video03.htm 

 

 
ELEKTRİK DEVRELERİ PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

ELEKTRİK  DEVRELERİ

 

      Elektrik yüklerinin üretecin bir kutbundan çıkarak diğer kutba gitmesi için oluşturulan düzeneğe elektrik devresi denir.

a)  Bir Elektrik  Devresinde Devre Elemanları

      İletken teller , üreteç , lamba , direnç , reosta , anahtar ,ampermetre , voltmetre , elektrik tüketiciler , sigorta , transformatör , kondansatörler ,  diod  , transistör , devre elemanlarından bazılarıdır.

Üreteç : Elektrik devresinde potansiyel farkı oluşturarak yük geçişini sağlayan  elemanlardır.

 

   Şeklinde gösterilir.

 

 

Anahtar :  İstenildiğinde akım geçişini sağlayan veya kesen elemanlardır.

   Şeklinde gösterilir.

 

 

Direnç : Elektrik devresinde akımın geçişine karşı koyan elemanlardır.

 

      Şeklinde gösterilir

 

 

Reosta : Elektrik akımının şiddetini değiştirmek için kullanılır.

 

 

   Şekillerinden biriyle gösterilir.

 

 

Elektrik  Tüketiciler ( Almaç ) : Elektrik enerjisini  değişik enerjilere dönüştürür.

Ampermetre :  Akım şiddetini ölçer. Devreye seri bağlanır.

 

    Şeklinde gösterilir

 

 

Voltmetre  : Potansiyel  Farkını ölçer devreye  paralel bağlanır.

     Şeklinde gösterilir

 

 

 
ÖZEL RÖLATİVİTE TEORİSİNİN DENEYSEL SONUÇLARI PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

Özel rölativite teorisinin sonuçları, pekçok fizikçi tarafından, nükleer ve yüksek enerji fiziğinin hesaplamalarında, istisnasız hiçbir değişikliğe uğramadan kabul gördü. Teorinin deneysel çalışmalarının sonuçlarına ek olarak, bazı doğrudan ve sağlam kanıtları da vardır. Fiziğin bu bölümünü anlatan deneylerle okuyucular çok bilgili olmadığından, bu tür deneylerin detaylarını açıklamak mümkün olmayacaktır. Bu amaçla, özel rölativite teorisini doğrulayan bazı deneyleri kısaca aşağıdaki başlıklar altında toplayabiliriz.

 

A.    Hızın, kütle artışı ile değişimi

B.    Uzunluk daralması, zaman genleşmesi

C.    Rölativistik kütle-enerji ilişkisi

D.    Hızların toplamı

E.     Rölativistik Doppler etkisi

 

 
Uzay-Zaman Dört Vektörü PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

Uzay-Zaman Dört Vektörü

Newton mekaniğinde, eylemsiz bir S sisteminden (x, y, z) noktasının orijinden uzaklığı:

 

r2 = x2 + y2 + z2

 

formülü ile verilir. Bu vektörün uzunluğu, S eylemsiz sistemine göre v  hızıyla hareket eden bir S¢ sisteminden gözlendiğinde değişmeden kalır (v << c şartı sağlanmalıdır).

 

                                                                                                 (1)

olduğu yerde,

           

 

Denklem (2) için şunu da söylemek mümkündür; gözlemcinin göreli v hızı c’ye kıyasla yeterince küçük olduğunda herhangi iki nokta arasındaki uzaklık üç boyutlu uzayda değişmez kalır veya,

 

                                                                                                               (3)

 

Tabii bu varsayımın doğruluğu, vektörün iki ucu aynı anda ölçüldüğünde veya vektörün iki sonunun belirlenmesinde geçen sürenin bütün eylemsiz sistemlerde aynı olması halinde geçerlidir.

 

Newton mekaniğinde, Gallileo dönüşümlerinde elde edilen bir sonuçta iki olay arasındaki zaman aralığının değişmezliğidir veya;

 

                                                                                                                   (4)

 

Dolayısıyla eşitlik Denklem (3) ve (4)’dan, Newton fiziğinde zamanın ve uzayın ayrı ayrı değişmez olduğu ancak ışık hızının değişen bir büyüklük olduğunun söylemek mümkündür.

 

Işık hızının sabit olduğu bir durumu düşünürsek, Lorentz dönüşümlerini kullanmamız gerekir ki, burada dört boyutlu uzay için üç boyutlu uzay koordinatları x, y, z ve dördüncü boyut olarak ict kullanılacaktır. (). Bu uzayda, bir noktanın konumunu veya bir parçacığın kinetik hali dört vektör S ile gösterilir. Bileşenleri; x, y, z, ict dir ve uzunluğu da aşağıdaki denklemle verilir;

 

S2 = x2 + y2 + z2 + (ict)2

 

Bu uzunluk S çatısına göre v hızıyla hareket eden herhangi bir referans çatısında gözlemlendiğinde değişmeden kalır. Örneğin;

 

 

Uzay- zaman değişkenliği:

                                                                              (5)

 

O zaman Newton mekaniğinin ayrı uzay ve zaman değişmezleri rölativitede dört boyutlu uzayda, herhangi iki olay arasındaki tek uzay-zamanı ile dolduruluyor veya;

 

                                                                                                            (6)

ve burada,

                                       (7a)

                                      (7b)

 

Sonuç olarak, Denklem (7b)’de Lorentz dönüşümlerini kullanarak ∆S¢2 = ∆S2 olduğunu gösterebiliriz.

 

Dört boyutlu vektör uzayının üç gerçek ve bir sanal bileşeni olduğu 3 boyutlu uzayda hayal bile edilemez  ancak 3 boyutlu uzayın bütün özelliklerinin 4 boyutlu uzayda aynı olduğunu vurgulamalıyız.

 

 
VIII. ULUSAL FİZİK OLİMPİYADI-2000 1 PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

1.     Bir cisim derin bir kuyunun üst noktasından serbest olarak bırakılıyor. Cisim  40 m/s lik terminal (limit) hıza 5 saniye içinde 80 metre düşerek ulaşmaktadır. Sesin kuyu içindeki havadaki hızı 400 m/s olarak verilmektedir. Cismin kuyu dibine çarpış sesi, cisim serbest bırakıldıktan 8,5 s sonra duyulduğuna göre kuyunun derinliği kaç metredir?

 

      a) 200          b) 400          c) kütle bilinmeden bulunamaz          D) 869          e) 273

 

 

       

                 M

                                   g   

                                                           L

         L                                                     M       

                                                                         

2.      Kütlesi M boyu L olan ince uzun bir çubuğun düşey konumda iken sıcaklığını DT kadar artırmak için Q1 kadar ısı verilmesi gerekmektedir. Aynı çubuk yatay düzlemde  iken sıcaklığını aynı DT kadar artırmak için verilmesi gereken ısı dir. Çubuğun hiçbir ortamla ısı alış-verişi yapmadığını varsayınız. Çubuğun öz ısı katsayısı c, yatay yüzeyle sürtünme katsayısı m, yerçekimi ivmesi g veriliyor. Çubuğun boyca uzama katsayısı nedir?

 

A)       B)       C)       D)       E)

 

 

 

 

 

 
VIII. ULUSAL FİZİK OLİMPİYADI-2000 PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

1.     Bir B manyetik alanı içinde L boyundaki bir telden I akımı geçerse, bunun üzerine etki eden kuvvet F=IBL denklemi ile verilmektedir. Manyetik alan şiddeti B'nin birimi Tesladır. Aşağıdakilerden  hangisi Teslaya eşittir?

 

     a)            b)           c)           D)           e)

    

        

                  V                                    V   

             15°                        45°

                                                                U




2.     U hızıyla ilerleyen bir kayıktan gidiş yönünde yatayla 45°, gidiş yönünün tersine ise yatayla 15° açı yapacak şekilde aynı V hızıyla aynı anda iki özdeş top atılmaktadır. Kıyıdaki bir gözlemciye göre bu iki topun menzilleri aynı ise  V/U oranı nedir?

 

A)   B)     C)

 

D)           E) 2

 
VII. UFO BİRİNCİ AŞAMA SINAVI-1999 10. Sınıf PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

VII. UFO BİRİNCİ AŞAMA SINAVI-1999

10. Sınıf

 

1. Bir cisim sabit v1=3v hızı ile x ekseni ile q açısı yapacak şekilde l kadar yol alır. Daha sonra aynı cisim sabit v2=6v hızı ile eksenle b=3q açısı yapacak şekil-de yine l kadar yol almaktadır. Bu harekette cismin ortalama hızı nedir?

A) 4vcosq         B) 2vcosq         C) 4v     D) 4vsinq          E) 2vsinq

 

2. Bir cisim H yüksekliğinden bırakılmak-ta ve üç kısımdan oluşan sürtünmesiz yol üzerinde hareket etmektedir. Yolun ilk kısmında cisim hız kazanmaktadır. İkinci kısım yarıçapı r=0,5H olan 60 lik çember yayıdır. Bu ikinci kısma eğim açısı 30 olan eğik düzlem eklenmiştir. Cisim ikinci kısmın sonunda eğik atış yaparak eğik düzlem üzerinde l kadar uzağa düşmektedir. Cisim benzer bir düzenekte 2H yüksekliğinden bırakılır ve r=H yarıçaplı 60° lik çember yayı üzerinde hareket ederek eğik atış yaparsa eğik düzlem üzerinde kaç  kadar uzağa düşer?

A) 2                  B) 3                  C) 4                  D) 2                        E) 3

 

3. Eğim açısı =37° olan sür-tünmeli üçgen şeklindeki tako-zun üzerinde homojen olan bir şerit bulunmaktadır. Takozdan şeridin x1 ya da x2 kadarı sar-karsa şerit kendiliğinden harekete geçmektedir. =3 ise şerit ile takoz arasın-daki sürtünme katsayısı f nedir?

A) 0,2               B) 0,3               C) 0,4               D) 0,5              E) 0,6

 

4. Yatay ve sürtünmeli düzlem üzerinde kütlesi m1=4m olan küp şeklindeki bir takoz, kütlesi m2=m olan ve maka-radan geçen ip ile şekildeki gibi duvara bağlanmış cisim sayesinde hareket etmektedir. Takoz ile cisim arasındaki yüzeyde sürtünme yoktur, takoz ile yatay düzlem arasın-daki sürtünme katsayısı ise f olarak verilmektedir. Takozun ivmesi a= ise f ne kadardır?

A)               B)               C)               D)               E)

 

5. Kütlesi m olan bir cisim yatay ve sürtünmesiz masa üzerinde bulunmakta olup durgun halden harekete geçmek-tedir. Uygulanan kuvvet zamana göre doğrusal bir şekilde F1=7F0 değerinden F2=23F0 değerine kadar t zamanda art-maktadır. Bu cisim son momentumunun yarısını ilk t süre-de kazanmaktadır. t zamanı kaç t dir?

A)                 B)                 C)                 D)                 E)

 

6. Yatay durumda bulunan bir silindirin içinde alanı S=20 cm2 olan piston sürtünmesiz olarak hareket etmektedir. Silindirin içindeki ve dışındaki basınç başlangıçta P0=105 Pa, sıcaklık t0=27 C olarak veriliyor. Pistonla kütlesi m=100 kg olan bir cisim şekildeki gibi temas etmektedir. Silindir ile cisim arasındaki sürtünme katsayısı f=0,2 dir. Silindir içindeki havanın sıcaklığı kaç dereceye çıkarılma-lıdır ki cisim hareket geçsin?

A) 427 C          B) 827 C          C) 927 C          D) 327 C          E) 527 C

 

 

 
VII. UFO BİRİNCİ AŞAMA SINAVI-1999 PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

VII. UFO BİRİNCİ AŞAMA SINAVI-1999

8.,9. Sınıf

 

1. v1=40 km/saat hız ile bir otobüs ve v2=30 km/saat hız ile bir kamyon aynı anda ve aynı yönde harekete başlıyor. Aynı yerden ve aynı yönde bir saat sonra bir otomobil harekete başlıyor. Otomobil harekete başladıktan sonra ilk olarak kamyonu ve bundan tam bir saat sonra da otobüsü geçtiğine göre otomobilin hızı kaç km/saat tir?

A) 50                B) 60                C) 70                D) 80                E) 90

 

2. Bir uçak u sabit hızı ile esen rüzgarın etkisinde iki şehir arasında sabit v hızı ile gidip gelmektedir. Birinci durumda rüzgar iki şehri birleştiren doğru boyunca esmektedir. Bu durumda gidiş ve dönüşte uçağın ortalama hızı v1 dir. İkinci durumda rüzgar iki şehri birleştiren doğruya dik esmektedir. Bu durumda uçak rotadan hiç sapmadan gidip geldiğinde uçağın ortalama hızı v2 dir.  oranı nedir?

A)     B)       C)       D)                         E) 1

 

3. v0=40 m/s ilk hız ile harekete başlayan bir arabanın l=784 m yolu t=32 s sürede alması gerekiyor. Araba sadece ivmeli hareket yapmakta olup yavaşlar-ken ya da hızlanırken ivmesi a=1 m/s2 dir. Arabanın yolun sonundaki hızı kaç m/s dir?

A) 10                B) 12                C) 14                D) 16                E) 18

 

4. Kütleleri m1=4m ve m2=9m olan silindir şeklindeki iki kabın alt tarafları açık olup, alt kısımların yükseklikleri h, taban yarıçapları R1=3r ve R2=2r dir. Kapların üst tarafına ya-rıçapları r1=r ve r2=r olan silindir şeklinde borular eklenmiştir. Kaplara özkütleleri r1= 2r, r2=3r olan sıvılar dökülüyor. Birinci kapta borudaki sıvının seviyesi h1=h, ikinci kapta borudaki sıvının seviyesi h2 olduğun-da her kabın alt tarafından sıvıların sızma-ya başladığı gözlenmektedir. h2 kaç h tır?

A) 3                  B) 4                  C) 5                  D) 6                  E) 7

 

5. Bir kabın içinde özkütleleri 3r, taban alanları S ve 4S, yükseklikleri h olan iki silindirin birbirine eklenmesinden oluşmuş bir cisim bulunuyor. Bu durumda cismin kabın dibine uyguladığı kuvvet F dir. Kaba, özkütlesi r olan bir sıvı kaptaki yükseklik 7h olacak şekilde dökülüyor. Bu durumda kabın dibine cisim tarafından uygulanan kuvvet kaç F dir?

A)                 B)                 C)               D)               E)  

 

6. İple asılı eşit hacimli K ve L cisimleri özkütleleri r1=3r ve r2=r olan sıvılarda şekildeki gibi dengededir. İplerdeki gerilme kuvvetlerinin oranı = olduğuna göre cisimlerin özkütleleri K ve L kaç  olabilir?

A)

B)

C)

D)

E)

rK=4r

rL=2r

rK=4r

rL=3r

rK=5r

rL=3r

rK=5r

rL=4r

rK=5r

rL=2r

 

 

 

 
BİRİNCİ AŞAMA SINAVI1998 10. SINIF PDF Yazdır E-posta
Yazar monurkar   
Pazartesi, 05 Mart 2007

  VI. ULUSAL FİZİK OLİMPİYADI

                                   BİRİNCİ AŞAMA SINAVI–1998

                                   10. SINIF

 

1. Bir cisim v= m/s sabit hız ile yatay XY düzleminde hareket etmektedir. Hareketinin başladığı noktanın koordinatları (-10;0), cismin geçtiği başka bir noktanın koordinatları ise (0;5) olarak verilmektedir. Zamana bağlı hareket denklemleri aşağıdakilerden hangisidir?

A) x= -8+4t; y=2t          B) x= -12+3t; y=2          C) x= -10+2t; y=2t

D) x= -10+2t; y=t          E) x= -10+t; y=t

 

2. Eğik atışta belli bir ilk hız ile atılan bir cismin çıktığı maksimum yükseklik h, menzil  olsun. Bu cisim aynı ilk hız ile atıldığında maksimum menzili mak nedir?

A) mak=                 B) mak=                    C) mak=

D) mak=                E) mak=

 

3. Kütleleri m1 olan K ve L cisimleri ile küt-lesi m2 olan M cismi ağırlıksız bir makaradan geçen ipin ucuna uygulanan F kuvveti ile Şekil 1. deki gibi dengede tutulmaktadır. Makara ve cisimler yatay ve sürtünmesiz düzlem üzerinde Şekil 2. deki gibi yerleş-tirilirse uygulanan aynı F kuvvetinin etkisi ile K cisminin hareket ettiği ivme nedir?

 

A)            B)            C)  

D)            E)  

 

4. Derinliği h=25 m olan su kuyusundan bir su pompası ile su çekilmektedir. Pompanın gücü P=1 kW, verimi =0,9; pompaya bağlı borularda akan suyun hızı v=10 m/s olarak veriliyor. Boruların yarıçapı kaç cm dir?

A) 1                  B) 2                  C) 3                  D) 4                  E) 5

 

5. Yarıçapları r=0,5 m olan ve =16 rad/s sabit açısal hızı ile dönen iki tekerlek arasına geçirilen ve eğim açısı =37 olan bir taşıyıcı bant üzerinde kütlesi m=4 kg olan bir cisim bulunmaktadır. Cisim ile bant arasındaki sürtünme katsayısı f=1,25 dir. Cisim yay sabiti k=50 N/m olan bir yay sayesinde yere göre sabit durmaktadır. Cisim yaydan kurtulursa banda göre kaymaya başlar. Cismin banda göre kayması bittiğinde açığa çıkan ısı kaç J dür?

A) 60                B) 80                C) 100              D) 120              E) 140

 

 
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>

Sonuçlar 137 - 153 Toplam: 193

Add to Google

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu


Giriş

Blogum

Syndicate

Online kullanıcılar

Üye Bağlı Değil

Workflows