|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 21 Şubat 2007 |
|
Genel anlamda katı deyince basınç ve kayma
kuvvetleri altında elastik özellik gösteren maddeler anlaşılır. Deneyler ise
katıların atomlar veya atom guruplarının oluşturduğu temel birimlerin düzenli
olarak tekrarı ile oluştuğunu göstermektedir. Bu temel birimler katının içinde
rasgele dağılmış değildirler ve birbirlerine göre oldukça düzenli bir şekilde
bulunurlar. Atom veya atom guruplarının belli bir düzen içinde yerleştiği
maddelere veya katı cisimlere kristal denir. Buna göre katı maddeleri genel
olarak iki gruba toplayabiliriz. |
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 10 Eylül 2008 )
|
|
Yazar fizik
|
|
Pazartesi, 12 Şubat 2007 |
|
Durgun suya attigimiz bir tas, suya
çarptigi noktadan itibaren su üzerinde daire sekilleri olusturur, sarmal bir
yay üzerinde yay boyunca ilerleyen atma bir dalgadir yada statlarda seyircilerin takimlarini desteklemek için
tribünlerde yaptiklari Meksika dalgasi yine güzel bir örnektir J
Dalgalarin en önemli özelliklerinden birisi sadece
sarsintiyi iletmesidir. Su üzerinde bir balonu dalgali bir ortamda izlersek
balonun sabit kaldigini görebiliriz, ya da sarmal yayin üzerine bir kurdele bagladiginiz düsünün, kurdele asla hareket
etmeyecektir. Bunu en güzel yan yana dizilmis 5 tane bilye ile gözleyebiliriz.
Dizili olan bilyelere baska bir bilye çarptigi zaman sadece diger uçtaki
bilye hareket edecektir. Yani sadece sarsinti iletilecektir.

|
|
Son Güncelleme ( Pazartesi, 12 Şubat 2007 )
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
MERCEKLER
|
İki
küresel yüzey veya bir düzlemle bir küresel yüzey arasında kalan saydam
ortamlara mercek denir. |
 |
|
Şekildeki
gibi yüzeyler kesişiyorsa ince kenarlı mercek olur ki bu mercek üzerine gelen
bütün ışınları her iki yüzeyden kırarak asal eksenine yaklaştırır. Mercekler
yüzeylerin şekline göre iki tip olabilir. |
 |
|
Şekildeki
gibi yüzeyler kesişmiyorsa bu merceklere kalın kenarlı mercek denir. Kalın
kenarlı mercek ışığı her iki yüzeyden kırarak asal eksenden uzaklaştırır. |
 |
Kısacası ince
kenarlı mercekler ışığı toplar, kalın kenarlı mercekler ışığı dağıtır.
|
Bu
durum merceğin kırılma indisinin ortamın kırılma indisinden büyük olması
halinde mümkündür. |
 |
|
Aynalarda
olduğu gibi merceklerde de ışığın toplandığı nokta odak noktası ve bu
noktanın merceğe uzaklığı odak uzaklığıdır. Fakat burada odak uzaklığı
küresel yüzeylerin yarıçapının yarısı kadar değildir ve merceğin hem sağından
gelen ışınlar hemde solundan gelen ışınlar her iki yüzeyde de eşit miktarda
kırıldıkları için mercekten eşit uzaklıklarda odaklanırlar. Bir mercekte odak
uzaklığı; |
 |
1. Merceğin
yapıldığı maddenin ve içinde bulunduğu ortamın kırılma indisine
2. Merceğin yan
yüzeylerinin eğirilik yarıçapının büyüklüğüne ve cinsine (Çukur veya tümsek)
3. Kullanılan ışığın
cinsine (Camın bütün ışıklar için kırıcılık indisi farklıdır.) bağlıdır.
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
Renk
Güneş ışığını bir
prizmadan geçirdiğimizde renklerine ayrıldığını ve bu renklerinde sırası ile
kırmızı, turuncu, sarı, yeşil, mavi ve mor olduğunu biliyoruz.
Cisimler güneş
ışığı ile aydınlatıldığında, üzerine bu renklerin karışımı olan ışık
düştüğünden, cisimler bunlardan bir kısmını yansıtırlar ve değişik renklerde
cisimler algılanır. Bir cisim güneş ışığındaki tüm renkleri yansıtıyorsa beyaz,
hiç birini yansıtmıyorsa siyah, herhangi bir rengi yansıtıyorsa o renkte
görünür.
|
Güneş
ışığındaki renklerden kırmızı, mavi ve yeşil renge ana renk denir. Bu üç
ışığın tek tek ya da değişik oranlardaki karışımı göze gelirse, göz,
cisimleri bu karışımlara göre değişik renklerde algılar. Bu üç rengin,
karışımları beyaz ışığı verir. Şekildeki venn şemasında bu durum görülüyor.
Aynı tabloyu incelersek kırmızı ve yeşil ışık göze gelirse sarı, kırmızı ve
mavi ışık göze gelirse magenta, mavi ve yeşil ışık göze gelirse cyan olarak
algılanır. |

|
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 07 Şubat 2007 )
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
PRİZMALAR
Kesiti
üçgen şeklinde olan saydam ortamlara ışık prizması denir. Bu prizmada A
açısına tepe açısı ya da kıran açı denir. Bu açının karşısındaki kenara da
taban denir. Işık prizmalarda kırılma kanunlarına uygun olarak kırılır. |
 |
|
Şekilde
cam prizmaya gelen ışın normale yaklaşarak kırılır. Camdan havaya gelen ışın
için q açısının sınır açısına göre kıyaslanmasıyla üç farklı yol
izleyebileceği görülür. |

|
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 07 Şubat 2007 )
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
IŞIĞIN KIRILMASI
|
Işık
ışınları saydam bir ortamdan başka bir saydam ortama geçerken ışınların bir
kısmı yansıyarak geldiği ortama dönerken bir kısmı da ikinci ortama,
doğrultusu ve hızı değişerek geçer. Işığın ikinci ortama geçerken doğrultu
değiştirmesine ışığın kırılması denir. |
 |
Kırılma Kanunları
1. Gelen ışın,
normal ve kırılan ışın aynı düzlemdedir.
2. Gelme açısının
sinüsünün, kırılma açısının sinüsüne oranı her zaman sabittir. Bu sabit, ikinci
ortamın birinci ortama göre kırılma indisine eşittir. Şekildeki açılara göre,

şeklinde ifade
edilir. Bu bağıntıya Snell bağıntısı denir. Bağıntıdaki sabit değere ışığın
havadan saydam maddeye girişte kırılma indisi veya sadece ortamın kırılma
indisi denir. Kırılma indisi saydam maddelerin ayırt edici bir özelliğidir.
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
KÜRESEL AYNALAR
Yarıçapı
R olan bir kürenin tümsek kısmı parlatılıp ayna yapılırsa tümsek ayna, çukur
kısmı parlatılıp ayna yapılırsa çukur ayna elde edilmiş olur. Aynanın tam
ortasından ve merkezinden geçen eksene asal eksen denir. Aynanın asal eksenle
çakıştığı noktaya tepe noktası (T) denir.

Tepe
ile merkez noktalarının tam ortasındaki noktaya da odak noktası (F) denir. Odak
noktasının aynaya veya merkeze uzaklığına da odak uzaklığı (f) denir. Odak
uzaklığı ile aynanın (R) yarıçapı arasında
R = 2f bağıntısı vardır.

Kürenin
merkezinde geçen bütün doğrular kürenin yüzeyine dik olduğundan,küresel
aynalarda merkezden geçen bütün doğrular normal olarak kabul edilebilir.
|
|
Son Güncelleme ( Çarşamba, 07 Şubat 2007 )
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
DÜZLEM AYNALAR
Yansıma
Saydam
ortamda hareket eden ışığın herhangi bir yüzeye çarpıp geri dönmesine yansıma
denir. Yansıma olayında ışığın hızı, frekansı, rengi yani hiçbir özelliği
değişmez. Sadece hareket yönü değişir.

Bir yüzeyle 90°
lik açı yapan dikmeye yüzeyin normali denir. Gelen ışınla normal arasındaki
açıya gelme açısı (a), yansıyan ışınla normal arasındaki açıya da yansıma açısı
(b) denir.
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
OPTİK-1
Işık Nedir?
Işığı yaptığı
davranışlarla tanırız. Işık saydam ortamlarda yayılır. Işık foton denilen
taneciklerden oluşur. Fotonların belirli bir dalga boyu vardır. Bazı fiziksel
olaylarda tanecik, bazılarında dalga yapılı özelliği gösterir. Belirli
enerjileri vardır.
Işık Kaynakları
Hangi ortamda
olursa olsun, gece ve gündüz kendiliğinden ışık yayarak görülebilen cisimlere
ışık kaynağı denir. Işık kaynakları, yapılarına göre, sıcak (akkor) ışık
kaynakları ve soğuk (akkor olmayan) ışık kaynakları olmak üzere ikiye ayrılır.
Üzerine düşen
ışığı geçirip geçirmemelerine göre, maddeler üç kısımda incelenir. Üzerlerine
düşen ışığı tamamıyla geçirebilen, cam, su ve hava gibi maddelere saydam
maddeler denir. Üzerlerine düşen ışığın bir kısmını geçiren maddelere yarı
saydam maddeler hiç geçirmeyenlere ise saydam olmayan maddeler denir.
Işık Nasıl Yayılır?
Işık
kaynaklarından yayılan ışınlar türdeş ortam içerisinde doğru boyunca ilerler.
Işığın ilerlemesi için ortama ihtiyaç yoktur. Işık türdeş saydam ortam içerisinde
sabit hızla yayılır ve ışık hızı ortama göre değişir.
Tam Gölge - Yarı Gölge
Kaynaklardan
yayılan ışınlar, ortamda ilerlerken saydam olmayan cisimler üzerine düşerlerse,
cisimleri geçemediklerinden dolayı, cisimlerin arka tarafında karanlık alanlar
oluşur. Meydana gelen bu karanlık alanlara gölge denir. Gölgenin şekli, saydam
olmayan cismin şeklinin en büyük kesiti gibidir. Bunun sebebi, noktasal ışık
kaynağından çıkan ışığın doğrusal olarak yayılmasıdır.

Şekildeki ışık
kaynağından çıkan ışınların hiç düşmediği yerlere tam gölge, kaynağın bazı
bölgelerinden ışık düşüp bazı bölgelerinden ışık düşmediği yerlere de yarı
gölge denir.

Eğer kullanılan
ışık kaynağı şekildeki gibi saydam olmayan engelden büyük ise, perdenin
bulunduğu yere göre gölge şekilleri değişir. Perde (a) konumunda iken ortada
tam gölge ve etrafında yarı gölge oluşur. Perde (b) konumunda iken yalnız yarı
gölge oluşur. (Şekil (a) ve (b))

Dünya
güneş etrafında dönerken, ay dünya ile güneş arasına şekildeki gibi girdiğinde,
ayın gölgesi dünya üzerine düşer ve K noktasından bakan gözlemci güneşi
göremez. Bu olaya güneş tutulması denir.

Dünya,
güneş etrafında dönerken ay ile güneş arasına şekildeki gibi girdiğinde
dünyanın gölgesi, ay üzerine güneş ışınlarının gelmesini engeller. Güneşten
ışık alamayan ay, L noktasından bakıldığında görülmez, bu olaya da ay tutulması
denir.

|
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
AĞIRLIK MERKEZİ
Kütle skaler bir büyüklük olup madde miktarıyla ilgili bir
özelliktir. Ağırlık ise, yerin cisme uyguladığı çekim kuvvetidir. Ağırlık
vektörel bir büyüklüktür ve birimleri kuvvet birimlerinin aynısıdır.
Bir cismin
ağırlık kuvveti düşey ve yerin merkezine yöneliktir. Bir cismin kütlesi Dünya
ve uzayın hiç bir yerinde değişmez. Ağırlığı ise çekim ivmesinin değişken
olmasından dolayı değişebilir.
Kütlesi m,
yerçekim ivmesinin g olduğu
bir yerde cismin
ağırlık kuvveti
G = mg dir.
|
Kütle ve Ağırlık Merkezi
Katı bir
cismin çok küçük madde parçacıklarından meydana geldiği düşünülürse, bu
parçacıklara etkiyen yerçekimi kuvveti, yani parçacıkların ağırlık kuvvetleri
paralel ve aynı yönlüdür. Bu kuvvetlerin bileşkesi cismin ağırlık kuvvetini,
bileşke kuvvetin uygulama noktası ise, cismin ağırlık merkezini verir. |
 |
|
Türdeş
madde: Aynı cins maddeden meydana gelen
maddeye türdeş madde denir Örneğin türdeş çubuk denildiğinde,çubuğun her
tarafı aynı maddedendir.Yarısı tahta ,yarısı demir olan bir çubuğa türdeş
çubuk denemez.
Homojen
madde: Her yerinde aynı özelliği
gösteren maddeye homojen madde denir. |
|
Şekildeki
gibi iple asılan bir cismin ağırlık kuvveti ile ipin uzantısı çakışmıyorsa,
cisim bırakıldığı gibi dengede kalamaz. Ağırlık kuvvetinin etkisi ile cisim
döner ve bir kaç salınım yaptıktan sonra dengeye gelir.
Dengeye
geldiğinde, ipin uzantısı ile ağırlık kuvvetinin uzantıları çakışır. Başka
bir ifade ile, ipin uzantısı cismin ağırlık merkezinden geçer.
Bir
cismin devrilmeden dengede kalabilmesi için, ağırlık kuvvetinin taban
alanının sınırladığı bölgeden geçmesi gerekir. Eğer ağırlık kuvveti bu
bölgenin dışına çıkarsa denge bozulur. Bir cisim ağırlık merkezinden asılırsa
dengede kalır. |
 |
Düzgün Geometrik Yapılı Bazı
Cisimlerin Ağırlık Merkezi
|
1. Türdeş çubuğun ağırlık merkezi, çubuğun
tam orta noktasındadır. |
 |
|
2.Türdeş olan, kare, dikdörtgen ve paralel kenar şeklindeki
levhaların ağırlık merkezi köşegenlerin kesim noktasıdır. |
 |
|
3. Türdeş üçgen levhanın ağırlık merkezi,
kenarortayların kesim noktası olan O noktasıdır. Bu nokta kenardan 1 birim,
köşelerden 2 birim uzaklıktadır. Üçgen levha eşkenar üçgen şeklinde olursa,
kenarortayların hepsi eşit olur. |
 |
|
4. Türdeş küre, daire ve çemberin ağırlık
merkezi, cisimlerin geometrik merkezleridir. |
 |
|
5. Türdeş silindir, dikdörtgen prizma ve küpün ağırlık
merkezi, üst ve alt taban merkezlerini birleştiren doğrunun tam orta
noktasındadır. |
 |
Ağırlık
merkezi bulunurken aşağıdaki aşamalar takip edilir.
- Önce cisim geometrik parçalara bölünür.
- Sonra her bir parçanın ağırlık merkezinden ağırlık
kuvvetleri gösterilir.
- Ağırlık kuvvetlerinin şiddetleri belirlenirken
,türdeş çubuk için uzunluklar arasındaki oran, levha için alanlar
arasındaki oran küre,silindir,prizma gibi cisimlerde ise hacimler
arasındaki oran kullanılabilir.
- En sonunda da elde edilen paralel kuvvetlerin,
bileşkesinin uygulama noktasının yeri bulunur. Bu nokta cismin ya da
sistemin ağırlık merkezidir.
Paralel Kuvvetler ve Agirlik Merkezi
İsim: Paralel Kuvvetler ve Agirlik Merkezi
Tanım: Paralel Kuvvetler ve Ağırlık Merkezi Konu Anlatımı
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 13 Ekim 2007 )
|
|
|
Paralel Kuvvetler değişti |
|
|
|
|
Yazar monurkar
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
Paralel Kuvvetler
|
1. Aynı Yönlü Paralel Kuvvetler
Ağırlığı önemsenmeyen KL çubuğunun iki ucuna şekildeki gibi F1 ve F2 kuvvetleri uygulanıyor. Bu kuvvetlerin bileşkesinin büyüklüğü, kuvvetlerin cebirsel toplamına eşittir.
R = F1 + F2
Bileşke kuvvetin uygulama noktası, KL arasında ve büyük kuvvetin uygulama noktasına daha yakın olan O noktasındadır. Bileşkenin yeri, kuvvetlerin O noktasına göre momentlerinin eşitliğinden bulunur. O noktasına göre moment,
F1 . d1 = F2 . d2 dir. |

|
|
Bileşkenin uygulama noktası ayrıca sistemin dengede kalması için uygulanacak dengeleyici kuvvetin de uygulama noktasıdır.KL çubuğunun F1 ve F2 kuvvetlerinin etkisinde dengede kalabilmesi için, O noktasından bir iple asılması veya O noktasına bir destek konulması gerekir. |
İkiden fazla kuvvet uygulandığında, kuvvetler ikişerli olarak alınarak bileşke kuvvet bulunabilir. Ayrıca türdeş çubuğun ağırlığı verildiğinde orta noktasından ağırlık kuvveti gösterilip hesaba katılmalıdır.
|
2. Zıt Yönlü Paralel Kuvvetler
Ağırlığı önemsiz KL çubuğuna şekildeki gibi F1 ve F2 kuvvetleri uygulanıyor. Zıt yönlü iki paralel kuvvetin bileşkesinin yeri daima büyük kuvvetin dışındadır. Bileşke kuvvetin yönü büyük kuvvetin yönünde ve büyüklüğü de kuvvetlerin farkı kadardır. F1 > F2 ise R = F1 – F2 dir.
Bileşke kuvvetin uygulama noktası olan O noktasının yeri, yine F1 ve F2 kuvvetlerinin O noktasına göre momentlerinin eşitliğinden bulunur.
F1 . d1 = F2 . d2 dir.
Bileşkenin uygulama noktası, hiçbir zaman kuvvetler arasında olamaz. |

|
|
|
Son Güncelleme ( Salı, 17 Temmuz 2007 )
|
|
|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
Eğim
Hareket konusunun
iyi anlaşılması için eğim kavramının iyi bilinmesi gerekir. Bir doğrunun
yatayla yaptığı açının tanjantı o doğrunun eğimine eşittir.


|
|
|
Yazar fizik
|
|
Çarşamba, 07 Şubat 2007 |
|
Fizik deneye ve
ölçmeye dayalı bir bilim dalı olduğundan, ölçme sonuçları kesin ve anlaşılır
bir biçimde ifade edilmelidir. Ölçmeleri ifade etmek için kullanılan en basit
ve genel dil sayılardır.
Fizikte bazı
büyüklükler sayılarla ifade edilebildiği halde, bazılarının ifade
edilebilmesinde sayılar yeterli olmamaktadır. Sayılarla birlikte yönün de
belirtilmesi gerekir. Bu nedenle fizikte büyüklükler skaler ve vektörel
büyüklükler olmak üzere iki gruba ayrılır.
İsim: Vektorler 1
Tanım: Vektörler Konu Anlatımı
Vektorler 2
İsim: Vektorler 2
Tanım: Vektörler Konu Anlatımı
1. Skaler Büyüklükler
Kütle, enerji,
sıcaklık, iş, elektrik yükü, zaman, hacim ... gibi fiziksel büyüklüklerde yön
ve doğrultu söz konusu değildir. Bu büyüklüklerin sayısal değeri ile birimi
verildiği zaman büyüklük hakkında yeterli bilgiye sahip oluruz. Bu tür
büyüklüklere skaler büyüklükler denir.
2. Vektörel Büyüklükler
Hız, kuvvet,
ivme, yer değiştirme gibi fiziksel büyüklükler yönlü büyüklüklerdir. Bu tür
büyüklükler yalnız sayı ve birimle ifade edilemez. Büyüklüğü, başlangıç
noktası, yönü ve doğrultusu ile bilinebilen niceliklere vektörel büyüklükler
denir.
30 km/saat hızla giden
bir tren denildiği zaman, olay net olarak ifade edilmemiş demektir. Hangi yönde
gittiği sorusu akla gelmektedir. Örneğin kuzeye doğru 30 km/saat hızla giden tren denilseydi, tam olarak ifade edilmiş olurdu.
Vektörlerin Gösterimi

Vektörel
büyüklükler şekilde görüldüğü gibi yönlendirilmiş doğru parçası ile gösterilir.
Bu vektörün dört
elemanı vardır.
1. Uygulama
Noktası: Vektörel büyüklüğün uygulandığı
noktaya uygulama ya da başlangıç noktası denir. Yukarıdaki vektörün uygulama
noktası O noktasıdır.
|
2.
Büyüklüğü : Vektörün sayısal değerine o
vektörün büyüklüğü denir. Şekildeki ölçekli düzlemde verilen K vektörünün
büyüklüğü 4 birimdir. |
 |
|
3.
Yönü : Vektörel büyüklüğün
yönü,doğru parçasının ucuna konulan okun yönündedir. Şekildeki K vektörünün
yönü O dan A ya yöneliktir. Veya doğu yönündedir. |
 | |
4.
Doğrultusu : Vektörel büyüklüğün hangi doğrultuda olduğunu gösterir.
Şekilde K ile L vektörlerinin yönleri zıt fakat her ikisi de kuzey–güney
doğrultusundadır.
Buna
göre, birbirlerine paralel olan vektörler çakışık olmasalarda doğrultuları
aynı olur. |
 |
|
|
|
|
İki
Vektörün Eşitliği
Aynı
yönlü ve büyüklükleri eşit olan iki vektör birbirine eşittir. Şekilde, K ile
L vektörlerinin şiddetleri, yönleri ve doğrultuları eşit olduğu için bu
vektörler eşit vektörlerdir. (K = L) |
 |
|
Bir
Vektörün Negatifi
Bir K
vektörüyle aynı büyüklüğe sahip, fakat yönü K vektörünün tersi olan vektöre,
K vektörünün negatifi denir. Yani bir vektör ters döndürüldüğünde o vektörün
işareti değişir.
|
 |
|
Vektörlerin
Taşınması
Bir
vektörün büyüklüğünü ve yönünü değiştirmeden bir yerden başka bir yere
taşımak mümkündür. Eğer vektörün yönü değiştirilerek taşınırsa, o vektör
başka bir vektör olur.
|

|
|
|
Son Güncelleme ( Cumartesi, 13 Ekim 2007 )
|
|
|
|
<< Başa Dön < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 Sonraki > Sona Git >>
|
| Sonuçlar 154 - 170 Toplam: 193 |