Elektronikte, komplex devrelerin temeli küçük anahtarlama devreleri olan
mantık kapılarına (logic gates) dayanır. Bu mantık kapıları anahtarlamayla aynı
işlemi fakat daha hızlı ve etkili bir şekilde yaparlar. Bir mantık
devresinin en temel yapısındaA VE B anahtarları kapandığında lamba yanar.
Deney:
İçinde türlü elektrolitler (AgNO3,CuCl2,CuSO4,AuCl3...)
bulunan voltmetreleri bir akım devresine, seri olarak bağlayalım. Belli bir
zaman içinde bütün voltmetrelerden aynı elektrik miktarı geçer. Her voltmetrenn
katodunda toplanan maden miktarları belirtilirse şu sonuca varılır. Buna göre
türlü elektrolitlerden aynı elektrik miktarı geçtiğinde açığa maden(veya
Hidrojen)miktarları bunları eşdeğer ağırlıkları ile doğru orantılıdır.
Deney : Bir akım devresinde "içinde aynı elektrolit (AgNO3)
bulunan- şekilleri, elektrotları arasındaki uzaklıkları, eriyiğinin sıcaklık ve
yoğunluğu başka başka olan birçok voltmetreyi seri olarak bağlayalım. Belli bir
zaman sonra, bütün voltmetrelerin katotlarında toplanan gümüş miktarlarının
aynı olduğu anlaşılır.Demek oluyor ki, toplanan gümüş miktarlarının aynı olduğu
anlaşılır. Demek oluyor ki, toplanan gümüş miktarı, ne elektrotların şekil ve
uzaklıklarına ve ne de elektrolitin sıcaklığına ve yoğunluğuna bağlıdır.
Toplanan gümüş miktarı yalnız, devreden geçen elektrik miktarına bağlıdır.
Faraday bu deneye göre şu kanun bulmuştur. // Bir elektroliz olayında ayrışan
elektrolitin kütlesi, sadece, voltmetreden geçen elektrik miktarına bağlı ve
onunla doğru orantılıdır.
Laboratuarda bir sıvının
içinde çözünmüş olabilecek öteki maddelerden ayrıştırılarak arıtılması
gerektiğinde kullanılan en kolay yöntem damıtmadır. Damıtma sıvının
buharlaşıncaya kadar ısıtılıp daha sonra yükselen buharın bir soğutma
yöntemiyle yeniden sıvılaştırılmasıdır. Böylece sıvı önceden içerdiği
buharlaşmaz maddelerden arınmış olur. Kaynama noktaları değişik iki sıvının
ayrıştırılmasında damıtma yöntemi kullanıldığında işleme ayrımsal damıtma adı
verilir.
Siyah
cisim ışıma yasasından sonra, ışığın parçacık özellikleri taşıdığının
fotoelektrik deneyleri ile desteklenmesi, bir fotonun momentumunun ne olduğu
sorusunu gündeme getirdi. Işığın sürati bütün eylemsiz gözlem çerçevelerinde
c=3.108 m/s olduğundan
şeklindeki
momentum ve enerji bağıntılarını gözönüne alarak bu soruya cevap bulunabilir.
Burada m0 durgun kütle ve Lorentz çarpanıdır.
Roma
generali Marcellus, Sirakuza'yı kuşattığında, Archimedes (M.Ö.287-212)
adlı bir mühendisin yapmış olduğu silahlar nedeniyle şehri almakta çok
zorlanmıştı. Bunların çoğu mekanik düzeneklerdi ve bazı bilimsel
kurallardan ilham alınarak tasarlanmıştı. Örneğin, makaralar yardımıyla
çok ağır taşlar burçlara kadar çıkarılıyor ve mancınıklarla çok
uzaklara fırlatılıyordu. Hattâ Archimedes'in aynalar kullanmak
suretiyle Roma donanmasını yaktığı da rivayet edilmektedir. Ancak
bütün bunlara karşın M.Ö. 212 yılında Romalılar Sirakuza'yı zapt
ettiler ve şehrin diğer ileri gelenleriyle birlikte Archimedes'i de
öldürdüler. Söylendiğine göre, bu sırada Archimedes toprak üzerine
çizdiği bir problemin çözümünü düşünüyormuş ve yanına yaklaşan Romalı
bir askere oradan uzaklaşmasını ve kendisini rahat bırakmasını
söylemiş; ancak asker Archimedes'e aldırmayarak hemen öldürmüş. Tarihin
nadir olarak yetiştirdiği bu çok yetenekli bilim adamının öldürülüşü
Romalı generali de çok üzmüş.
Nevton konuyla ilgili olarak çalışmaya
başladığında, kendisinden önce ortaya konan iki kuramdan dalga teorisini kabul
edilemez bularak, öncelikle ışığın tanecikli yapıda olduğu görüşünden hareket
eder ve kuramını oluşturur. Ona göre ;
Atomcular: Varlıkların
atom (atomos, yani bölünemeyen) adı verilen ve gözle görülmeyen küçük
parçacıklardan oluştuğu görüşü ilk önce Leukippos (M.Ö 5 yy) ile onun öğrencisi
Demokritos tarafında savunulmuştur. Onlara göre her nesnenin aslı atomdur.
Bütün nesneler atomlardan oluşmaktadır. Nesneler özelliklerini ve şekillerini atomların
dizilişlerinden almaktadır. Atomlar hareketlidirler, onlara bu hareketi
sağlayan atomlar arasında ki boşluklardır.
Bir işi yapmak için gereken kas kuvvetini azaltarak ya da
kuvvet uygulamayı kolaylaştırarak işin yapılmasını basitleştiren bütün yardımcı
araçlara basit makineler denir.
Maddenin temelinde atom adı verilen çok küçük parçacıklardan oluştuğu kavramı
eski yunanlılara kadar uzanır. Milattan önce 5. yüzyılda Leucippus ve
Democritus maddenin sonsuz küçük parçacıklara ayrılamayacağını öne
sürdüler.Onlar,bir madde daha küçük parçalara bölünmeye devam edilirse en
sonunda atomun bölünmeyeceğini iddia ediyorlardı.Atom sözcüğü Yunanca�da bölünmez
anlamına gelen atomos sözcüğünden türetilmiştir.